Öne Çıkanlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayrampaşada polis bıçaklandı asker bursa manisa

Bu haber kez okundu.

Yanlışlıkla 3-j Sınıfı Velileri Whatsapp grubuna eklenen ekşisözlük yazarının hikayesi

Ekşisözlük yazarı herturluacilansemsiye yaşadığı olayı anlatmaya şöyle başlıyor.. Sonuna kadar okumanızı öneriyoruz. Keyifli okumalar..

"Her ne kadar o dönem iş yoğunluğundan kıymetini bilemesem de şimdi dönüp yazılanları okuyunca keşke o masum yavrucakların , o ponçiklerin mezuniyetine kadar kalabilseydim grupta diye hayıflanmaktan kendimi alamıyorum.

belki de çok mutlu olabilirdim, tutsaydım dilimi, neyse... 

ayrıca, özel hayata saygı, o, şu, bu sebeplerden dolayı telefon numaralarını, soyadları yer yer isimleri sansürlememi anlayışla karşılayın.

her şey bir sabah telefonuma gelen bildirim sesi ile başladı. 

tanımadığım bir numara beni "3-j sınıf velileri" adlı bir whatsapp grubuna eklemişti, gruptaki numaralardan hiç biri kayıtlı değildi, bir veli grubuydu ama ben veli değildim, hatta çocuğum da yoktu ve hatta evli bile değilim. gruba yeni girmenin verdiği gazla ilk kurşunu attım.

Olan biteni anlamak için bir süre sessiz kalıp, sinsi sinsi bütün yazılanları okudum. tahmin ettiğim gibi bu bir veli grubuydu. okul aidatları, ponçiklerin yaptıkları haytalıklar, sınıftaki gelişmeler, ponçiklere yapılan kısır günü(ikram) sırası, gösterilerde giyilecekler vb konuların konuşulduğu bu platforma yavaş yavaş uyum sağlamaya başlamıştım. 

sabahları erkenden kalkıp gruba selam çakıp günlük hayatıma devam ediyordum, bazı günler grup çok hareketliyken bazı günler sessiz oluyordu. bu durum beni günden güne geriyordu. aklıma kurcalayan ise benim çocuğum hangisiydi, adı neydi! çocuğu olmayanların anlayamayacağı bir duygu yaşıyordum, orada öz olmasa da sonuçta bir çocuğum vardı, sahip çıkmam gerekirdi.

grupta ilk atağımı grubun kronikleşen sorunu üzerine yaptım. belirli günler veliler çocuklara pasta börek yapıp yolluyordu, bunun bir sırası vardı ama bağzı veliler ısrarla bu sırayı unutuyor ve yavrucaklar aç kalıyordu. her sabah acaba bugün sıra bende mi diye kan ter içinde uyanıp, gruba girip, olası sıramı başka velilere itelemeye çalışıyordum. bu durumu kendime görev edinmiştim.

 

en büyük sorunum yaşadığım bilgi eksikliğiydi, ne okulu biliyordum ne de ponçik evladımın adını. oysa bilgiler tam olsa da lahmacun yollasaydım çocuklarımıza, ne güzel olurdu değil mi sonuçta yavrucaklar aç kalmasın. unutulan sıralarda tedarikli veliler sağolsun evladımı aç bırakmıyordu ve benden şukusunu kapıyordu.


ikram günlerini unutanların korkulu rüyası olmaya devam ediyordum.

resmen grubun emekli albayı olmuştum. ama arada geri vites yaptığım da oluyordu.

güldüğüm günlerin yanında hüzünlendiğim günler de olmuyor değildi, sınıftan gelen fotoğraflara bakamaz olmuştum. ponçikler çakmak çakmak bakarken ben hala hangisi benim yavrum diye düşünüyordum, kahroluyorum anlıyor musunuz, bu fotoğraflardakilerden biri benim yavrumdu ve ben hala bilmiyordum.

insanı günden güne yiyen bitiren bir durumdu, öyle!!! tenefüsünde fotoğrafları açıp açıp kendimi alkole, sigaraya ve trollemeye veriyordum. acaba hangisiydi benim yavrum?

artık grupta sivrilme vaktiydi, madem yavrumun adını bile bilmiyordum, artık bu grubun temeline dinamit koymanın zamanıydı, al sana bombe. ilk kurbanım furkan olmuştu ama cidden furkan da liderlik vasfı yoktu, bir de sınıf başkanı mı olacaktı. zaten ben bunu dedikten sonra gruptan ayrılan annesi ispatlamıştı bunu. hangi liderin annesi çocuğunda liderlik vasfı yok denildiğinde kaçar ki, sorarım size ey dostlar!

furkan atağımdan sonra grupta kartlar yeniden dağıtılıyordu. beni tek endişelendiren durum artık "siz kimin velisisiniz" diye sorgulanmaya başlamamdı. sünepe furkan'ın benim için sonun başlangıcının olacağını nereden bilebilirdim ki? veliler çılgınca furkan'ı savunmaya başlamışlardı. benim için yağrının!!! ne olacağı belli değildi.

ama hız kesmedim, vur keke vur felsefesini benimsemiştim. biricik ponçiğimin bulunduğu sınıfta küfür edilmesini duymamla olaya müdahale etmem bir oldu. 

artık mert'in annesi kankamdı, onun için disipline gitmeyi bile göze almıştım. gerçekten de biz hep "belgesel neyin" izletiyorduk, küfür de neymiş ayol!!!

dünyevi işlerin yanında grupta maneviyatın da konuşulması paylaşılması gerginliklere kısa bir mola oluyordu. ibretlik paylaşımlar bana süpanallah dedirtiyordu.

bardağı taşıran son nokta ise papyon oldu. papyon deyip geçmemek lazım. papyon önemli. papyonsuz bir gösteri düşünülemez. 7tl'ye papyon mu olur, beymen'de 10tl diyolla. 

artık sorgulanmam ve deşifre olmam an meselesiydi, kendi kafama sıkmıştım. alkollüyken o gruba yazmamam gerektiğini sabah uyanınca anlamıştım. gerçekten de hoş olmamıştı. ertesi gün whatsapp'dan gelen arama ve benim açmamam ise sonum olmuştu. grupta yetkili görüp kaydettiğim kişinin beni atması ve atıldıktan sonra da bir süre mesaj gelmesi belki de bir işaretti!

Kaynak: Ekşisözlük

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İlhan Çil 4 hafta önce

Ne güldüm yav :) Tebrikler