Öne Çıkanlar kerem parıldar intiharı vergi rekortmenleri listesi kurukamo anonim şirketi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çakılıp kalıyoruz

Bu haber kez okundu.

Hermafrodit Bülent Coşkun’ün çilesi

Düzce'nin Çilimli ilçesinde oturan 38 yaşındaki Bülent Coşkun, hermafrodit (çift cinsiyetli) olarak dünyaya geldi. Aile, çocuklarının çift cinsiyetli olduğunu fark edince hemen tedavi sürecine başladı.

Yaşı ilerleyen Bülent, hastalığının zorluklarını da yaşamaya başladı. Toplum tarafından sürekli dışlanan ve çocuklar tarafından alay konusu olan Çoşkun, bunun bir an önce son bulmasını ve toplumdaki insanların kendisini anlamasını istiyor. Bülent, şiddet ve hakarete maruz kaldığı gerekçesiyle savcılığa başvurup koruma da talep etti. Hakkında 'çağrılı koruma tedbiri' uygulanmasına karar verilen Coşkun, çalışmadığını ve yüzde 61 özürlü olduğunu ifade etti. Çift cinsiyetli Bülent Çoşkun sık sık Kocaeli Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata giriyor.
 

“Tedavim ömür boyu sürecek”

Hastalığı ve sonrasında yaşadığı sıkıntıları anlatan Bülent Çoşkun, ”Bu 29. ameliyatım. Her ay ameliyat oluyorum, tedavim ömür boyu devam edecek. Ben doğuştan çift cinsiyetliyim, doğuştan gelen bir şey. Hastalığım ömür boyu devam edecek. İdrar yollarım iki ayda bir tıkanıyor. Bu Allah'tan gelen, doğuştan gelen bir şeydir ve yanlış tedavi olduğum içinde şu an bu sıkıntıları yaşıyorum. Doktor hayatımı mahvetti bundan 15, 20 sene önce” dedi.
 

“Evimin kapısı yakıldı, dövüldüm, kafa gözüm yarıldı”

“Allah’tan gelen bir hastalıktır bu, toplumdaki inanlar neden anlamıyor, anlayamadım” ifadesini kullanan Çoşkun, “Bununla ilgili toplumun çok büyük tepkileri oluyor. Sağlık ocağından kovaladılar çift cinsiyetli olduğum için. Evimin kapısında otururken ya da balkona çıkarken çocuklar benimle dalga geçiyor. Beş seneden beridir yaşadığım sorunları hiç kimse yaşamamıştır. Evimin kapısı yakıldı, dövüldüm, kafa gözüm yarıldı, hep yakın çevremden tehdit altındayım. Benim ailemle hiçbir sorunum yok. Ailem de benim bu sorunumu kabullenmiştir, Allah’tan geldiğini biz kabullendik ve toplumun da kabullenmesini çok istiyorum. Özgürce hayatımı yaşamak istiyorum, Allah’ıma şükürler olsun ben düzgün bir insanım. Kimseyle uğraşmak istemiyorum” şeklinde konuştu.
 

“150 binde 1 görülüyor”

Cinsel kimlik bozukluğu ve çift cinsiyet hastalıkları hakkında bilgi veren Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. Melih Çulha, “Cinsel kimlik bozukluğu çok az rastlanan bir durumdur. Kişi gerek kromozom gerek fiziksel yapı olarak doğduğu cinsiyeti taşır ancak kendi cinsiyetini kabul etmez. Bu genelde ruhsal bir bozukluktur, çocukluktan başlar. Bu sonradan oluşan bir şey değildir. Mesela erkek yapıda doğan kişi erkekliğini kabullenmez, kız yapıda doğan kişi kız yapısını kabullenmez ve mutlaka diğer cinsiyete geçiş yollarını arar. Cinsel kimlik bozukluğu olanların toplumdaki oranı 150 binde birdir, yani düşük oranda gözüken bir durumdur” dedi.
 

"Sistematik tedavi önemli"

Cinsel kimlik bozukluğunun tedavi yöntemlerinin sistematik bir yöntemle tedavi edilmesini vurgulayan Prof. Dr. Melih Çulha, “Bu hastalar psikiyatri doktorları tarafından uzun bir incelemeye tabi tutulurlar. Psikiyatri doktorları bu kişilerin gerçekten cinsiyet değişim sebeplerinin hastalıktan dolayı mı olduğunu araştırılar. Hatta bu kişilerin kendi kimliklerini kabullenmeleri yönünde uğraşırlar” ifadelerini kullandı.

Çift cinsiyet hastalığına da değinen Prof. Dr. Melih Çulha, “Çift cinsiyet de ayrı bir hastalık ve bunlar doğuştan cinsel bozukluğu olanlar gibi tek bir cinsel kimlikte doğmuyorlar. Bunların bazen gonadal dediğimiz iki tane genital organı olabiliyor. Hem kadın hem de yumurtalığı olabiliyor. Bu kişiler doğuştan itibaren hangi cinsel kimlikte devam ediyorsa o kimlikte devam etmesi öneriliyor. Çift cinsiyet dediğimiz durum çok yaygın bir hastalık değildir ama cinsel kimlik bozukluğu daha yaygındır” diye belirtti.

İHA

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
isimsiz 1 ay önce

İnterseks olma hali bir hastalık değil bir çeşitliliktir. Bunu bir hastalık olarak görüp insanların hayatlarını yok etmeye çalışan sistem sorgulanmalı. Yaptığınız haber sistemi sorgulamaktan çok uzak bir dille yazılmış hatta sistemi sorgulamanın ötesinde