Öne Çıkanlar Menderes Döner Miami TVnin sunucusu Jenny Scordamaglia Enis Berberoğlu açıklama aile kemikleri 21 yıl sakladı gümrük kapısında patlama

Bu haber kez okundu.

"Türkiye Ege’de bir oldu-bittiye asla izin vermez"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Bekir Bozdağ, OHAL’in uzatılması, Bahçeli’nin erken seçim açıklaması, Yunanistan ile yaşanan Ege krizi ve AB İlerleme Raporuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

“BU HESAP EGE DENİZİN İÇİNDE BATAR”

Yunanistan ile Türkiye arasında Ege Denizi’nde ve FETÖ’cü teröristlerin iade edilmemesi ile yaşanan krize ilişkin sorulan soruya cevap veren Bakan Bozdağ, “Türkiye ile Yunanistan iki komşu ülke. Biz, Ege Denizi’nin iki ülke arasındaki dostluğun iyi komşuluk ilişkilerinin denizi olmasını arzu ediyoruz ve Türkiye olarak özellikle AK Parti hükümetleri döneminde 16 yıldır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin olumlu anlamda gelişmesi için çok ciddi adımlar attık. Bu konuda attığımız adımlar Yunanistan’da da karşılık buldu. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi olması, her iki ülkenin de ortak çıkarınadır. Ancak maalesef Yunanistan’da son zamanlarda iç politik kaygılarla olduğunu değerlendirdiğimiz birtakım provokatif açıklamalar yapılıyor. İşin tabii kötüsü bunu kabinede olan bazı bakanlar yapıyorlar, bazı siyasiler yapıyorlar. Çok net baktığımızda Yunanistan iç siyasetinde yer edinmek, güç edinmek, alan genişletmek için bu açıklamaların yapıldığı görülüyor, bunu gizlemeye de ihtiyaç duymuyorlar işin doğrusu. Diyoruz ki, Türkiye-Yunanistan ilişkileri iki ülkenin de çıkarınadır olumlu ilişkileri. Ama bu ilişkiler, Yunanistan siyasetçilerinin ve hükümetteki bazı yetkililerinin iç politik kaygılarına kurban edilmemelidir. Provakatif açıklamaları yapanlar biz değiliz. Biz her defasında Yunanistan tarafından yapılan bir yanlışı düzeltme için gayret içerisindeyiz. Ege’de bulunan adalarla ilgili ihtilaflı olan konular çok nettir, Türkiye’nin Ege’de bir oldu-bittiye göz yumması, izin vermesini kimse Türkiye’den beklememelidir. Eğer Yunanistan öyle bir hesap yapıyorsa, bu hesap Ege Denizin içinde batar gider, Türkiye’ye gelemez o hesap. Onun için herkes hesabını doğru yapmalıdır. Ege’de var olan ihtilafların çözüm usulü bellidir. Yani çocuksu bazı hareketlerle tarihin akışını ve tarihi olayları değiştirme gücü kimsede yoktur. Olması da mümkün değildir. Yani işte bir adaya geleceksiniz bakan çıkacak, öbür adaya gideceksiniz bayrak dikeceksiniz, ‘bu bayrağı diktik, bu ada bizim.’ Yok öyle bir şey. Yani böyle bir şey yok, böyle bir şey olması mümkün değil. Bildiğiniz gibi en son Aydın’ın Didim ilçesi açıklarındaki bir adada, kayalıklarla olan bir yerde getirdiler bayrak diktiler. Türkiye de bu bayrağı indirdi oradan. Kimsenin böylesi bir haksız adım atmaya hakkı yoktur. Yunanistan’ın da yoktur, başka bir ülkenin de yoktur. Türkiye kendi alanlarında, kendi sınırlarında haksız adımlar atılmasına bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da göz yummayacaktır. Ege Denizi iyi komşuluk denizi olmalıdır. Ege Denizi’nde ve adalarında istenmeyen olayların yaşanmaması için Yunanistan tarafının provakatif ve saldırgan tutumlarından vazgeçmesi lazım. Aksi takdirde bizim de hiç istemediğimiz tatsız hadiseler olabilir. Bunu önlemenin yolu Yunanistan tarafının yaptığı çocuksu provakatif hareketleri tekrarlamamasıdır. Orada sorun çıkaran Türkiye değil. Orada gidip fotoğraf çektirip, ‘buralar bizim’ diye bundan efelenen Türkiye değil. Bu çocuksu davranışlara cevap veren ve bunun karşılığında olgun davranan Türkiye’dir. Çok net söylüyorum, Ege’de Türkiye herhangi bir oldu-bittiye asla izin vermez. Bunu Yunanistanlı siyasetçilerin çok iyi anlaması lazım. Umarız ki bu dediklerimizden kendileri olumlu kendi menfaatleri için sonuçlar çıkarır” diye konuştu.

"YUNANİSTAN BİZE NASIL DAVRANIRSA BİZ DE AYNI ŞEKİLDE DAVRANIRIZ”

Yunanistan’ın FETÖ’cü teröristlerin Türkiye’ye iadesi ile ilgili önceleri verdiği sözün gereğini yerine getirmediğini kaydeden Bozdağ, “FETÖ ile mücadele konusu Türkiye’nin içerisinde devam ediyor. Kararlı, etkin bir şekilde devam edecektir. FETÖ-PDY bir terör örgütüdür. Yunanistan’la Türkiye arasında da bu konuda iş birliğine bizim ihtiyacımız var. Yunanistan, suçluların iadesine ilişkin gerek Türkiye ile ikili münasebetleri gerekse çok taraflı sözleşmeler gereği üzerine düşeni maalesef bu konuda yapmamıştır. FETÖ-PDY terör örgütü üyesi teröristlerin iadesine dair başlangıçta Türkiye’ye çok net sözler verilmesine rağmen bunun gerekleri yapılmamıştır. Hep top yargıya havale edilmiştir ama şimdi görüyoruz ki, yürütmenin bir üyesi yargının nasıl davranacağına ilişkin açıklamalar yapıyor. Bu da şunu gösteriyor, bu konu yargının meselesi değil, esasında Yunanistan siyasetinin ve yöneticilerinin bu konuya olumlu yaklaşmamalarının bir sonucudur. Yargıyı tabii kılıf olarak kullandıkları gösteriliyor. Biz Yunanistan’da Türkiye aleyhine terör faaliyetinde bulunan DHKP-C’li PKK’lı KCK’lı, PYD-YPG’li teröristler olduğu gibi FETÖ-PDY terör örgütüne mensup teröristlerin de iki ülke arasındaki hukukun ve uluslararası hukukun gereği olarak Türkiye’ye iadesini ısrarla talep etmeye devam edeceğiz. Umarız Yunanistan uluslararası hukuka uygun davranır. Ama şu ana kadar maalesef hukuka uymadı ve kendisi başka bir tutum içerisine girdi. Uyarsa, bu iade konusunda olumlu adım atarsa bu iki ülke açısından son derece önemli bir gelişme olur. Ama uymadığı zaman Türkiye elbette mukabele-i bilmisil ilkesi gereği yarın Yunanistan’dan suç işlemiş birileri Türkiye’de olduğu zaman veya Yunanistan’a karşı bir şey yapanlar Türkiye’de olduğunda Türkiye de aynı şekilde mukabele-i bilmisil ilkesi gereği bunların aynı uygulamayı Yunanistan’a karşı yapar. Bize nasıl davranıyorsa Yunanistan biz de onlara aynı o usulde aynı şekilde davranırız. Bunun özellikle bilinmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

“AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİK TÜRKİYE İÇİN DEĞİŞMEMİŞ BİR HEDEFTİR”

AB’nin Türkiye İlerleme Raporuna ilişkin konuşan Bekir Bozdağ, “Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı objektif eşit ve adil bugüne kadar hiç olmadı. Şimdi rapor açıklamalarda Türkiye’nin AB den uzaklaştığı ifade ediliyor. Türkiye yarım asrı geçkin bir süredir Avrupa Birliği’nin kapısında tam üyelik hedefiyle ısrarla beklemektedir. Türkiye Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinden, Avrupa Birliği üyelerinin, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı haksız politikaları nedeniyle bugüne kadar vazgeçmemiştir. Avrupa Birliği’ne tam üyelik Türkiye için değişmemiş bir hedeftir. Ancak maalesef Türkiye ile aynı ekonomik şartları aynı siyasi ve hukuki şartları taşımayan, Türkiye’den çok geri olan pek çok ülkeyi Avrupa Birliği’ne tam üye yaptıkları halde ısrarla Türkiye’ye karşı olumlu adımlar atmamakta direniyorlar. Uzunca bir zamandır açılan fasılların kapatılmaması, yeni fasıl açılmaması ve bu noktada Türkiye’ye karşı adil olmayan, subjektif olan ve bundan önceki üye olan ülkelerle Türkiye’ye karşı eşit olmayan yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Burada Avrupa Birliği’nden uzaklaşan Türkiye değil, Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusunda tarafsız olmayan, tarafsız davranmayan, maalesef taraflı olan, eşit davranmayan AB’dir. Biz buna rağmen AB hedefinden vazgeçmedik. Vazgeçmeye niyetimiz yok. Eğer onlar vazgeçmeye niyetleniyorlarsa o zaman çıksınlar desinler ki “ biz Türkiye’ye ilişkin kanaatlerimizi değiştirdik, vazgeçtik” desinler. Biz bunu da defalarca kendilerine ifade ettik” diye konuştu.

“FETÖ /PDY BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR”

“Tabi PKK bir terör örgütüdür. KCK bir terör örgütüdür. DHKP-C bir terör örgütüdür. DEAŞ bir terör örgütüdür. FETÖ / PDY‘de aynı bunlar gibi eli kanlı bir terör örgütüdür. Terör örgütleriyle mücadele de Türkiye’yi biz meşru müdafaa hakkını anlıyoruz deyip arkasından da Türkiye’nin terörle mücadelede elini ayağını bağlayacak yaklaşımları Türkiye’nin kabul etmesini kimse beklememelidir” açıklamasında bulunan Bozdağ, Türkiye’nin terör örgütleriyle etkin ve kararlı mücadelesini bundan sonra da devam ettireceğinin altını çizdi.

Bozdağ, “Terör örgütlerine karşı da Türkiye’nin mücadelesi orantılı güç kullanmak suretiyle yapılmaktadır. Bugüne kadar orantısız güç Türkiye kullanmamıştır ama maalesef her defasında terör örgütlerinin Türkiye aleyhindeki propagandaları buralardan kabul görüyor, yalanları kabul görüyor, iftiraları kabul görüyor ve bu raporlara giriyor terör örgütlerinin iftiraları, algı operasyonları Türkiye karşı yönetiliyor. Bizim Bunları kabul etmemiz mümkün değil. FETÖ /PDY bir terör örgütüdür. Avrupa Birliği Komisyonu’nun bunu kabul etmesi kabul etmemesi bu gerçeği değiştirmez. Terör örgütleri nasıl eylemlerde bulunuyorsa onlar da aynı eylemlerde bulunuyor. 15 Temmuz’da 250 vatandaşımızı şehit ettiler. 2 bin 194 vatandaşımızı yaraladılar, Meclisimizi, bombaladılar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini bombaladılar ve insanların üzerine tankları sürdüler ve insanlara kurşun yağdırdılar. Bunlar terör örgütü olmayacakta kim terör örgütü olacak? Böyle bir şey olabilir mi? Avrupa Birliği’nin herhangi bir ülkesinde devletin imkânlarını alıp vatandaşlara ölüm kusan bir terör örgütü olsa, onlar buna Türkiye terör örgütü demese rıza gösteriler mi, göstermezler. O nedenle FETÖ /PDY bir terör örgütüdür. Onlar kabul etse de etmese de terör örgütüdür. Avrupa Birliği eminim ki eninde sonunda onlar da bu terör örgütünün gerçek yüzünü görecekler gerçek kimliğini daha iyi anlayacaklar. Bu rapor ayrıca Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehdit ve sınamalar nedeniyle Türkiye yeteri kadar anlamadıklarını da göstermektedir. Hem bizim karşı karşıya olduğumuz darbe teşebbüsü hem etrafımızda Suriye’de Türkiye’ye yönelen terör tehditleri hem PKK hem DEAŞ hem DHKP-C hem FETÖ/ PDY terör örgütleri ve diğer terör örgütlerinin Türkiye’ye ödetmek istedikleri bedel ve Türkiye’nin bunlar karşısında verdiği haklı mücadeleyi yeterince idrak etmediklerini göstermektedir. Süslü bazı lafları bizim karnımız tok. Biz icraata bakıyoruz. Raporun içerisinde bazı olumlu açıklamalar var ama bu olumlu açıklamalar Türkiye yapılan haksızlığı örtmeye yetmez” şeklinde konuştu.

(İHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.