Selahattin Demirtaş: Hiç kimse Erdoğan’dan daha iyi tek adam olamaz

4 Kasım 2014'dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile selefi Abdullah Gül arasında yaşanan tartışmayı yorumladı.

Politika 14.01.2018, 21:36 Admin
Selahattin Demirtaş: Hiç kimse Erdoğan’dan daha iyi tek adam olamaz

Demirtaş, "Gül, Erdoğan'ın alternatifi olabilir mi" sorusuna "Kim Erdoğan’ın karşısına ben senden daha iyi tek adam olurum diye çıkarsa, o kaybeder. Hiç kimse Erdoğan’dan daha iyi tek adam olamaz gerçekten" yanıtını verdi.

Demirtaş, 2019'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için de muhalefete önerilerde bulundu, "Kolektif yönetim anlayışı ile bütün bu farklı kesimlerin temsilcilerinin yönetimde görev almaları. Yani, bir nevi ülkeyi yönetecek kadroların seçimler esnasında da toplum tarafından bilinmesi gibi" ifadesini kullandı.

Evrensel'den Çağrı Sarı'nın sorularını yanıtlayan Demirtaş'ın açıklamalarının ilgili bölümü şöyle:

Dönem dönem gündeme getirilen Erdoğan-Gül ayrılığı düne göre daha keskin. Gül, Erdoğan’ın alternatifi olarak sunuluyor. Erdoğan’ın alternatifi Gül olabilir mi? Bu durumu ‘sıkışmışlık’ olarak değerlendirenler de var...

Sayın Gül’ün ne yapacağına kendisi karar verir. Bizlerin görevi halkı bu türden maceracı beklentiler içine sokmak değildir. Muhalefet en geniş demokratik birlikteliği sağlayarak, kolektif bir yapı oluşturarak seçimlere gitmelidir.

Tek adamın alternatifi yine başka bir tek adamın arkasına dizilmek olamaz. Erdoğan zihniyetinin alternatifi, toplumun farklı kesimlerinin demokrasi paydasında bir araya geldiği büyük demokrasi gücüdür. Bu gücü de tek bir kişi temsil edemez. Emin olun ki, Erdoğan’ın en fazla arzulayacağı şey kendisinin karşısına bir başka tek adamın rakip olarak çıkmasıdır.

Çünkü kimse bu konuda kendisinin eline su dökemez, bunu kendisi de iyi biliyor. Belki muhalefetin aday/ları da “bir kişi” olacak, olmak zorunda, ama bu kişinin seçim kampanyasının sağındaki, solundaki farklı kesimlerin temsilcileriyle eş güdüm halinde ve eşitler arası bir hukukla yürütmesinde hiçbir yasal engel yoktur.

Muhalefetin adayı (en azından 2’nci turda) kazanırsa, kolektif yönetim anlayışı ile bütün bu farklı kesimlerin temsilcilerinin yönetimde görev almaları önünde hiçbir engel yoktur.

Erdoğan’ın karşısında kimse kazanamaz! Abdullah Gül tartışmaları üzerinden iktidara yakın siyasetçi ve yazarların yarattığı bu algıyı nasıl değerlendirirsiniz?

Evet, az önce de ifade ettim bunu, kim ki Erdoğan’ın karşısına ben senden daha iyi tek adam olurum diye çıkarsa, o kaybeder. Hiç kimse Erdoğan’dan daha iyi tek adam olamaz gerçekten.

Bir söyleşinizde “Erken seçim olur mu” yönündeki soruya, “Şu anda ülkede seçim koşulları var mı? Yok ise bunun için nasıl bir mücadele yürütülmeli? gibi soruları ve cevaplarını tartışmamız daha anlamlı ve elzem olandır” yanıtını vermiştiniz. Nasıl bir mücadele yürütülmeli?

Bir defa çok etkili ve kitlesel kampanyalarla OHAL ve KHK’lerin kaldırılması için örgütlü çalışmalar yapmak lazım. Miting, yürüyüş dahil en güçlü ve ses getiren demokratik bütün yol ve yöntemlerin kullanılması ile kesintisiz bir mücadele programı oluşturulmalıdır.

İşçi, işsiz, çiftçi, esnaf, gençlik, kadın, akademi ve basın alanı, sanat, edebiyat çevrelerinin bütün örgütlü kesimleri ortak bir mücadele programı oluşturmakta çok geç bile kaldılar. Mücadeleyi halka taşımayan, direnişin öznesi olarak doğrudan halkı tanımlamayan hiçbir programın başarı şansı yoktur. Sadece parti, sendika, oda genel merkezlerinin cılız, etkisiz muhalefeti ile bu baskı sürecine karşı konulamaz. Bu mücadele programı aynı zamanda seçim stratejilerine entegre bir program olmalıdır tabii ki.

Demokrasi ve barış talebiyle hareket eden, bu talep üzerinden muhalefeti birleştirmek üzere yola çıkan platformları nasıl izliyorsunuz? “Muhalefeti birleştirmeyi” kolaylaştıracak temel şartlar/kriterler neler olmalı?

Mümkün olduğunca genel ilkeler ve sınırlı bir program oluşturulmazsa, en geniş çevreleri katmak mümkün olmayabilir. Herkes kendinden doğru “Ben ne alabilirim” diyerek değil, “Ben ne verebilirim” diyerek böylesi birliklere dahil olursa, elbette daha sonuç alıcı olur.

Birleşelim, ama en çok benim partim ya da en çok benim çizgim kazançlı çıksın diye bir hesap içine girilirse sıkıntı olur. Kazanan halk olsun. Kazanan öncelikle demokrasi olsun demek gerekir kanımca. Bir de hiyerarşik bir anlayışla bir araya gelmeyi dayatmak yerine eşitler arası bir hukukla, yuvarlak masada bir araya gelmek daha kazandırıcı olur. Bu, demokrasi kültürünün gelişmesine de katkı sunar.

HDP kurulları ve parti tabanındaki eğilim, yeniden aday olmanız yönündeydi. Aday olmama kararınız, siyaset yasağı gelmesi ihtimaline karşı partiyi zor duruma sokmamak şeklinde değerlendirildi. Kararınızda “partiyi koruma” saiki de etkili oldu mu?

Elbette, aldığım ve alacağım bütün kararlarda öncelikli saik olarak partimi ve dolayısıyla mücadeleyi koruma düşüncesi başat rol oynuyor. Ben HDP’yi ve halkımı bu zorlu süreçte yalnız bırakmıyorum.

Mücadeleyi terk etme kararı almıyorum tabii ki. Türkiye siyasi tarihinin en kapsamlı siyasi-yargısal-fiziki saldırısına maruz kalmış, ama buna rağmen bırakın dağılmayı, dimdik ayakta durmuş bir partiyi daha fazla nasıl büyütebiliriz kaygısı dışında hiçbir kaygım yoktur.

Bir defa şunu herkesin iyice anlaması ve idrak etmesi lazım; HDP tek kişi partisi olmaz, olamaz. Ne örgütlenme modeli, ne karar alma mekanizmaları, ne ilkeleri, ne de tabanı buna asla izin vermez. Bunu hayal eden veya buna yeltenen her kim olursa olsun HDP onu kusar. Bu nedenle HDP için böyle bir tehlike yoktur, çünkü çok sayıda emniyet supabı vardır partide.

HDP’de kolektif bir liderlik ve onun eş sözcüleri vardır. Benim ve Sayın Yüksekdağ’ın (ki kendisi 11 Şubat’taki kongreye kadar meşru eş genel başkandır) misyonu ve rolü de budur. Sözcünün etkili olması “tek adamlık” falan değildir, sadece etkili bir sözcülüktür, o kadar. Gerisi spekülasyondur. Benim tutuklu olmam hem parti kolektif liderliğini koordine etmemi hem de sözcülüğünü yapmamı engelliyor. Bu rehinelik durumu belirsizliğini koruduğu için de ben, parti yönetiminin elini rahatlatmak ve her türlü tartışmayı özgürce yapabilmesinin önünü açmakla sorumluyum.

Tutuklu olduğum dönemde dahi HDP yönetiminin yaşadığı eksik ve yetmezliklerin ilk sorumluları eş genel başkanlardır, ki bunlardan biri de benim. Sanki hiçbir eksik, hata ve yetmezliğimiz olmamış gibi, sırf tutukluyum diye, bundan adeta istifade eder gibi, çıkıp ‘Ben adayım’ demem ne kadar ahlaki-politik bir tutum olabilirdi ki?

Bana düşen ilk şey, kongre sürecinde bütün yönetim adına ilk öz eleştiriyi halkımıza vermek adına aday olmayacağımı samimi, tereddütsüz bir şekilde ifade ederek partiyi özgürce kongreye götürmektir. Kapsamlı öz eleştirimi de imkanlar ölçüsünde kongre zemininde yazılı olarak yapmaya çalışacağım.

Siyaset yasağı gelmezse 2019 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adaylığı için hazırlanabilir misiniz? Belirli bir kesimde böyle bir beklenti de var. Adaylığınız söz konusu olur mu?

Ben halkım ve mücadelem için, demokrasi ve barış için her türlü fedakarlığa gönüllü olarak adayım. Bunun dışında hiçbir şeye kendiliğinden aday olmadım, olmam da.

Bu nedenle ne böyle bir düşüncem, ne de bir hazırlığım vardır. Koşullar, mücadele, ihtiyaçlar, siyasal gelişmeler bu kadar hızlı ve sarsıcı şekilde değişip ilerlerken, kendimle ilgili bu tür kararlar almam doğru olmaz.

HDP yönetimi bu meseleye dair tabanla istişare içinde, yetkili kurullarında gerekli değerlendirmeyi yapacaktır. Benim HDP’de bu tartışmalar yapılmadan çıkıp bir şey söylemem doğru olmaz. Ama ben kişi olarak kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığına kesinlikle hazırlamıyorum, bunun bilinmesi lazım.

(Evrensel - Çağrı Sarı)

Yorumlar (0)
27
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30