Davutoğlu'ndan Süleyman Soylu hakkında çarpıcı açıklama: 'Gerekirse AK Parti'yi yakarım' mesajı verdi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davtuoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Gerekirse AK Parti'yi yakarım" mesajı verdiğini savundu.

Politika 29.05.2021, 10:46 Yönetici
Davutoğlu'ndan Süleyman Soylu hakkında çarpıcı açıklama: 'Gerekirse AK Parti'yi yakarım' mesajı verdi

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, "Süleyman Soylu baktı ki Sedat Peker'in ifşaatları karşısında AK Parti'den kendisine destek yok, kamuoyundan destek yok. Hatta yapılan anketlerde yüzde 90'ı bu iddialara inanıyor, yüzde 10'u İçişleri Bakanı'na dönük bir tablo var. Bu tablo karşısında AK Parti'yi, kendisini savunmak zorunda bırakacak şekilde şunu demiş oldu, 'ben gerekirse AK Parti'yi yakarım'" ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Sözcü TV canlı yayınında Türkiye gündemini değerlendirdi, Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş'ın sorularını yanıtladı.

“KÜLLİYEN HEPSİ YALAN, ÇOK NET SÖYLÜYORUM”

Davutoğlu, konuşmasında Meclis önünde yaşanan arbedeyle ilgili şunları söyledi:

* Gerçekten çok üzücü. İçişleri Bakanı’nın hakkımızda birtakım son derece yersiz ve gerçeklerle hiçbir alakası olmayan suçlamaları oldu. Külliyen hepsi yalan çok net söylüyorum, bir tanesi bile doğru değil.

* Biz bunu kamuoyuna cevap hakkı mahiyetinde bir televizyon kanalında cevap verdik. Bir de son bir ay içerisinde yaşanan ve bununla irtibatlı geçmiş süreçleri de içinde barındıracak şekilde parti olarak bir temiz siyaset kampanyası başlatmıştık. Bunun başlatılmasının en doğru yeri TBMM’nin önünde yapacaktık.

* Meclis’in dışında bir park alanı var ve anayasal bir haktır açıklama yapmak, gösteri yapmak. Bunun için de özel bir bildirim de gerekmez. Oraya bir grup  arkadaşlarımızla giderek barışçıl bir şekilde Türkiye’de yaşananlarla ilgili kanaatlerimizi ifade etmek ve bütün siyasi liderlere yolsuzluklarla mücadele ve temiz siyaset çağrısı yapmak için beyaz gömleklerimizi giyerek oraya gitmek istedik.

* Ben o Meclis’e geçmiş dönemlerim itibariyle milletvekili olarak gittim, Dışişleri Bakanı olarak gittim, Başbakan olarak gittim. Şu mesajı vermek istedik ‘devlet kimsenin şahsi mülkü değil, her makam emanettir. Devletin eğer bir makamı varsa TBMM’dir.’

“GERÇEKTEN HİCAP DUYDUM”

* Arbede beklemiyordum. Bizim arkadaşlarımızın hepsi nezih, tecrübeli arkadaşlardır. Gerçekten hicap duydum. Anayasa Profesörü Serap Yazıcı, arbedede yere düşüyor.

* Genel Başkan Yardımcımız, yine Ankara İl Başkanı ve Cumhuriyet tarihinin Ankara’daki ilk kadın il başkanı Gülnur Hanım 3 hafta yere basmamak üzere ayağından yaralandı.

* Şanlıurfa İl Başkanımız darbedildi. Şimdi bu olacak şey değil. Yani hayal bile edemezdim. Nihayetinde gidip orada açıklama yapacağız. Hiçbirimizde herhangi bir güvenlik riski oluşturacak bir durum yok ve hepimiz maskeliyiz. Maske ise ona dikkat ettik zaten.

* Sokağa çıkma yasağı esnasında bize hakaretler iftiralar atan İçişleri Bakanı televizyon programından çıktığında dışarıda yüzü aşkın kişiyle sokağa çıkma yasağı esnasında tezahüratla karşılandı.

“SAYIN İÇİŞLERİ BAKANI BUNLARIN HEPSİNİN HESABINI VERECEK”

* Meclis’te bugün Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün Meclis’e gitti. Meclis’in emniyet görevlileri özür dilemişler, ‘Biz sayın başbakanımıza saygısızlık yapmak istemedik ama dışarıdan gelen bazı polisler, görevliler’ diye de izahta bulunmuşlar. Demek ki orayı provoke etmek üzere dışarıdan bazı görevliler getirildiyse bunun da hesabını birileri vermek durumunda.

* Meclis emniyeti yetmiyor muydu? Biz silahlı mı geldik oraya? Niye dışarıda görevli getiriyorsunuz. Sayın İçişleri Bakanı bunların hepsinin hesabını verecek.

* Kendi başbakanına hakaret edecek, kendi başbakanına iftira atacak, sayın başbakanım diye önünde ister istemez hizada durduğu, hürmet gösterdiği bir başbakana ekranlara çıkıp her türlü hakareti yapacak biz ise bunlara karşı bir açıklama yapamayacağız öyle mi? Burası kimsenin çiftliği değil.

* Bütün bürokrasiye sesleniyorum, gün gelir bu görevlerde hep beraber oluruz. Herkes attığı adıma dikkat etsin.

“AKŞENER’E YAPILAN AÇIK BİR SAYGISIZLIK VE ŞİDDETE TEŞVİKTİR”

Erdoğan’ın, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i hedef alarak ‘daha neler olacak neler’ sözleriyle ilgili konuşan Davutoğlu, şunları söyledi:

* O konuşma bizim Meclis’e gitmemizden birkaç saat önce yapıldı. Aslında o konuşmayla Sayın Cumhurbaşkanı, bir devlet adamına değil, bir Cumhurbaşkanı asla değil, herhangi bir siyasiye, herhangi bir vatandaşa yakışmayacak şekilde bir şiddet çağrısında bulundu.

* Karadeniz hepimizin yurdudur, yani biz Rize’ye gidemeyeceğiz öyle mi? Gideriz. Bütün bu ülkenin her bir karışı hepimizin ortak malıdır. Hiçbir bölge, hiç kimseye ait değildir, hiçbir şehir kimseye ait değildir.

* Meral Akşener’e yapılan açık bir saygısızlık ve şiddete teşviktir. Bu sinyali alan polisler öğleden sonra  bizim arkadaşlarımıza şiddet kullandılar. Hakları yok.

* Hatta orada bizim Seçim Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı aldığı yumrukla gözü kan içinde geldi genel merkeze. Kimin ne hakkı var buna ya.

* Sayın Cumhurbaşkanına şu çağrıda bulunuyorum, biraz vicdan ve akıl ferasetle davranmalı. Onun tetiklediği her şiddet ülkeyi en fazla da onu rahatsız edecek bir konjektüre götürür ben buradan sayın Akşener’e de geçmiş olsun diyorum.

* Aynı gün bize bu saldırının yapılmış olması, bu engellemenin bu baskının yapılmış olması ve orada Meclis’te görevli olmayan bazı polislerin oraya gelerek bunu yapması da dikkate şayandır.

“BİR CUMHURBAŞKANI İÇİŞLERİ BAKANINA SAHİP ÇIKMAK İÇİN 25 GÜN BEKLEMEZ”

Davutoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

* Herhalde sayın Soylu’nun zihninde öylesine bir yer edinmişim ki herhalde bu arkadaşların zihninden hiç çıkmıyoruz, hani öyle bir reklam vardı biliyorsunuz. Sorulan soruyla benim bir alakam yok, çerçeveyle bir alakam yok.

* 45 dakika benim hakkımda konuşmuş. Nereden soru bana geldi. Şimdi bu nedir biliyor musunuz? Orada açık bir mesaj sayın Cumhurbaşkanınaydı. ‘Ben senin için geçmişte kendi başbakanıma bile ihanet ettim, onu arkadan hançerledim. Senin adına bazı suçlar işledim. Hatırla, bil’ bu mesaj o idi. Cumhurbaşkanı da bu mesajı gördü, Bahçeli’nin mesajını gördü, Perinçek’in mesajını gördü ve 25 gün sonra Soylu’ya sahip çıktı.

* Ben başbakan olarak kendi bakanlarıma sahip çıktım, bugün de çıkarım. Efkan Âlâ’ya orada hakaret etti, ben sahip çıktım. Ama 25 gün beklemez bir Cumhurbaşkanı bir İçişleri Bakanı’na sahip çıkmak için.

“SÜLEYMAN SOYLU GEREKİRSE AK PARTİ’Yİ YAKARIM MESAJI VERDİ”

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş Sedat Peker’in Süleyman Soylu’yu hedef alan açıklamalarına değinen Davutoğlu, şöyle konuştu:

* Süleyman Soylu, baktı ki Sedat Peker’in ifşaatları karşısında AK Parti’den kendisine destek yok, kamuoyundan destek yok. Hatta yapılan anketlerde yüzde 90’ı bu iddialara inanıyor, yüzde 10’u İçişleri Bakanına dönük bir tablo var.

* Bu tablo karşısında AK Parti’yi kendisini savunmak zorunda bırakacak şekilde şunu demiş oldu, ‘ben gerekirse Ak Parti’yi yakarım’.

“3 SELEFİNE BİRDEN İTHAMDA BULUNDU”

* Bir kere Süleyman Soylu, Türk devlet geleneğinde, demokrasi geleneğinde olmayan herhangi bir devlet ahlakını, insan ahlakını yok eden adımlar attı o televizyon programında.

* Selefiniz başka partiden olsa bile bir ithamda bulunmaz, nezaketsizlik yapmaz, saygıyla anarsınız. Bakın aynı anda 3 selefine saldırdı. Efkan Âlâ, Muammer Güler ve Mehmet Ağar. 3 selefine birden ithamda bulundu. Bu görülmüş bir şey değil.

* 3 selefinin ikisi kendi partisinden, biri de eski partisinin genel başkanı. Bir devlet adamının yapmaması gereken bir şey daha yaptı. Kendisinin emrinde çalışan ve halen görevde olan Mustafa Çalışkan gibi isimlere açık ithamda bulundu. Bir bakan, kendi altında çalışan biri hakkında konuşmaz kamu önünde. Bir suç varsa cezalandırır, görevden alacaksa alır ama itham edemez.

“BUNLAR KENDİLERİNİ KURTARMAK İÇİN ADNAN MENDERES’İ YAKARLAR”

* 27 Mayıs’ın yıl dönümü. Bunlar 27 Mayıs gibi mahkemede yargılansalar kendi başbakanlarına ne iftiralar atarlardı. Yalan hepsi, kendi de biliyor, Cumhurbaşkanı da biliyor, o da dinletmiş. Mümkün mü? Bu dinlenmenin sözlü-yazılı talimatının olması lazım. Nerede? Yok böyle bir şey. Bunlar, bu zihniyet 27 Mayıs Mahkemesi’nde olsa kendilerini kurtarmak için Adnan Menderes’i yakarlar.

“MARİNA YÖNETİCİLİĞİ NE DEMEK BİR İÇİŞLERİ BAKANI İÇİN”

* Marina yöneticiliği ne demek bir İçişleri Bakanı için. Niye o? Denizcilikten mi anlıyor, büyük bir şirket mi yönetti? Değil. Niye ihtiyaç hissediliyor bunlara.

* Çünkü mesele ne biliyor musunuz? Güç toplamak, insanlara güçlü olduğunu göstermek. Sayın Soylu birçok dostu gibi Mehmet Ağar’ın da hem dostu olduğunu söylüyor hem de Ağar’ı hemen harcadı tabiri caizse. İstifa etmesi lazım gibi…

* Niye şimdi söylüyorsun peki. Bu videolar yayınlanmamış olsaydı Mehmet Ağar’la, Soylu’nun dostluğu bitecek miydi? Hayır. Niye peki geçmişte söylemedin?

“AMA BİR SALDIRI BANA YAŞANMIŞSA O ZAMAN BANA AÇIKLAMAK DÜŞER”

* Bana saldırı olmadıkça hiçbir selefim hakkında olumsuz bir şey söylemedim. Bu bakanlar hakkında da sayın Süleyman Soylu çıkıp ‘3-5 kişiyle sayın başbakana arkasından bu kumpası çevirdik’ dememiş olsa yine de bu dosyayı isimleri zikretmeden söylerdim. Ama bir saldırı bana yaşanmışsa o zaman bana açıklamak düşer.

“BU PARTİ İÇİNDEKİ DARBENİN TA KENDİSİDİR”

* Tayyip Erdoğan sonrası liderlik yarışı diye bir şey vardı. Böyle bir hesap içindeydi bunlar. Berat Albayrak damat olarak kendisinde bunu hak görüyordu.

* Albayrak, cahilin ta kendisidir. Zaten bu yüzden ekonomi battı, Soylu da güvenlik cahilidir. Kendisi söyledi ‘bir güvenlik makalesi okumadan görevi aldım’ dedi.

* Binali Yıldırım ise bunu geçmişten hak görüyordu. Yani benim aslında benim değil kendisinin başbakan olmasının gerektiği gibi bir fikir…

* Ben hiçbir yerde lobi yapmadım. Herkes bilir, bir kişi bile diyemez benim başbakan olmak gibi ihtiras içinde olduğumu. Süleyman Soylu’da başka bir partiden gelmiş ve burada teşkilatlanma dahil önemli konumlarda bulunmuş olmak dolayısıyla gençlik yıllarından beri bir genel başkan ideali var.

* Bunlar arasında 3’ü de şunu gördü ‘Davutoğlu ordayken, işler de iyi gidiyorken mümkün değil başbakanlıktan ayrılması’ MYK üzerinden operasyon çektiler. Cumhurbaşkanı da zaten böyle birşey bekliyordu. O habersiz değil bu işten. Ben yurt dışından Türkiye’ye geldiğimde MYK’da karşımda 47 imzayla sınırlayan bir tablo vardı. Bu parti içindeki darbenin ta kendisidir.

“OTORİTER YOLSUZLUK DÜZENİNE GİDECEK KANALLARI SARSTIĞIM İÇİN RAHATSIZLIK DUYULDU”

* O dönemde bizden duyulan rahatsızlığın sebebi oturmuş bir düzeni sarstım otoriter yolsuzluk düzenine gidecek kanalları ikincisi de sonrasıyla ilgili gelecek planlaması.

* 1 Kasım seçimlerinden sonra bütün milletvekillerini topladım ‘bakın dedim benim mal varlığım şu, bildirdim de. 4 sene sonra bana bakın eğer izah edemeyeceğim bir gelir artışım varsa benim ve birinci derece akrabalarımın hesap sorun. Ama sizin olursa ben de sizden hesap sorarım.’ Siyaset zenginleşme aracı değlidir.

“27 GÜN OLDU BU SUÇLAMALAR ÇIKALI, İÇİŞLERİ BAKANI HALEN YERİNDE DURUYOR”

* Eski Türkiye diyor Cumhurbaşkanı ve Soylu. O eski Türkiye dedikleri dönemde dahi 5 gün sonra İçişleri Bakanı istifa etti. Şu anda 27 gün oldu bu suçlamalar çıkalı İçişleri Bakanı halen yerinde duruyor. 1 hafta sonra Meclis’te soruşturma komisyonu kuruldu bu iddialarla ilgili. İddiaların içinde cinayet var, kokain ticareti var, intihara sebesiyet var. Şimdi bu iddiaları araştırmaya ve soruşturmaya bile ihtiyaç görmüyor.

“CUMHURBAŞKANININ AÇIKLAMASINA ÜZÜLDÜM”

* Ben Cumhurbaşkanının açıklamasına üzüldüm. Sayın Soylu’ya sahip çıkmasına kızmıyorum. Ama sayın Soylu’ya sahip çıktığı gibi, Efkan Âlâ’ya da sahip çıksın. Soylu, Efkan Âlâ’yı, Muammer Güler’i, Selami Altınok’u, hem de Anadolu Ajansı’na sızdırılan belgelerle Musfata Çalışkan’ı, Mehmet Ağar’ı, Vasip Şahin’i bunların hepsi senin bakanların değil mi, bunlar senin bürokratların değil mi? Bunlara neden sahip çıkmıyorsunuz?

“TÜRKİYE ERKEN SEÇİME MAHKUM EDİLMİŞTİR”

* Şu konjonktür Türkiye’yi artık erken seçime mahkum etmiştir. Hükümetin işleyişinde, politikalarında aksamalar olur, telafi edilir ama şu anda devlete verilen zarar, devlet algısına, sistem algısına, demokrasi kültürüne verilen zarar telafi edilmenin üzerine geçti.

* Şu anda erken seçime gidilip gidilmemesinin anahtarı da Bahçeli’nin elinde görülüyor. Bundan sonra hiçbir bakan artık sayın Cumhurbaşkanına kendisini gösterme ihtiyacı içine girmeyecek, Soylu olayından sonra. Bahçeli birini beğeniyorsa bakanlıkta kalır, Bahçeli istemiyorsa gider.

SEÇİM İTTİFAKI

* Birincisi biz herkesle görüşürüz. Geçmişte ne yaşamış olursak olalım. Türkiye’nin menfaati neyse herkesle görüşürüz.

* İkincisi iş birliği. İş birliği ise mesele bazlıdır. Kemikleşmiş bir ittifak anlayışına gelmez. İş birliğine de hazırız. Nerede? İlkelerde iş birliği. Bu ilkeler bazen şu parti, bazen bu partiyle değişebilir.

* Üçüncüsü ise ittifak. İttifak bu sistemde zaruri bile olsa ancak seçim ortamına girildiğinde konuşulacak bir konudur. Onun öncesinde ittifaklar öncesinde kemikleştirmek siyasetin esnekliğini yok eder.

“HERKESLE HER KONUDA GÖRÜŞÜLÜR”

* (HDP ile görüşme ve ittifak) Görüşme konusunda ben Türkiye’de meşru her siyasi partinin birbiriyle görüşmesinden yanayım. Bir suça doğrudan iştirak etmemişse eşit haklara sahiptir ve herkesle her konuda görüşülür.

* Görüştüğünde ne söylediğin önemli. Teröre karşı tavrını net olarak ortaya koyarsın yine görüşürsün. İlla HDP ile, herhangi bir partiyle görüşmek onun ilkelerini benimsemek anlamına gelmez.

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30