Öne Çıkanlar salihli serik pkk mesut cumhurbaşkanı

Bu haber kez okundu.

CHP’li Engin Altay "Afrin AK Parti'nin oyuncağı değildir"

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında  gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Engin Altay, Zeytin Dalı Harekatına ilişkin hükümeti dört konuda uyardıklarını, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını belirterek şunları söyledi: “En başında dedik ki askeri diplomatik angajmanlarınızı mecliste  ana muhalefetle paylaşın. Stratejik hata  yapmayın çok hassas bir bölgeye gidiyorsunuz. Elbette vatan için hepimiz şehit oluruz ama stratejik hatalarınızdan kaynaklı olarak şehit vermeyelim dedik. Samimi olun, bu bir milli meseledir iç politika malzemesine dönüştürmeyin dedik. Terör örgütleriyle tümüyle etkin katı bir mücadele edin ama Türkiye’nin bir an önce çözülmesi gereken bir Kürt sorunu vardır bu konuda da bu sorunun çözüleceği yer TBMM’dir. Ne kandil ne İmralı ne Oslo ne Dolmabahçe’dir.  TBMM Kürt sorununun çözümüne yönelik doğru sağlıklı adımları iktidarı muhalefetiyle atabilmeli dedik. Bu uyarılarımızın genel olarak çok dikkate alınmadığını görüyoruz.

“BU MEHMETÇİĞE AĞIR HAKARETTİR”

Bir konu bizi çok üzdü. Başbakanın bir il kongresinde ‘Başbakan bizi Afrin’e götür’ sloganı karşısında başbakanın biraz müstehzi biraz gülerek o gün 11 şehit vermişken ‘Çıkışta hazır olun Afrin’e gidiyoruz’ sözüdür. Bu çok küstahça bir tutumdu. Orada can kan veren Mehmetçiğimize ağır bir hakarettir. Afrin AK Parti’nin oyuncağı değildir. İç politikada kendi siyasi ikbali için kullanacağı bir malzeme değildir. Ulusal güvenliğimizi ilgilendiren sınır güvenliğimizi ilgilendiren yüksek hassasiyetli bir konudur.

“SALİH MÜSLİM İLE OTURUP KONUŞTUĞUNUZU BİLİYORUZ”

Salih Müslim'e 4 milyon ödül koymuşlar. Bu aldatılmakla çok mahir partinin Salih Müslim'i İstanbul'da kırmızı halılarla karşıladığını ve devletin İstanbul'da Salih Müslim ile oturup konuştuğunu biliyoruz. AK Parti yöneticilerinin başta Genel Başkanları olmak üzere PKK, PYD ile ve diğer terör örgütleriyle temasları zaten çok bilinen, çok meşhur hikayeler.

“KARAR VERECEK BUNU TAYİN VE TESPİT EDECEK OLAN ERDOĞAN DEĞİLDİR”

Sınır güvenliğimizin garantiye alınması için kaç kilometrede Mehmetçiğin konuşlanması gerektiğine, kaç kilometrelik bir koridora enine ve boyuna ihtiyaç olduğuna karar verecek, bunu tayin ve tespit edecek olan Recep Tayyip Erdoğan değildir, onun sözcüsü İbrahim Kalın'da değildir, partinin sözcüsü Mahir Ünal da değildir, hükümetin sözcüsü Bekir Bozdağ da değildir. Ve AK Parti'ye iltihak etmiş olan MHP'nin Genel Başkanı da değildir. Bunu tayin ve tespit edecek olan Milli İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleridir. Genelkurmay'dır.

“MEHMETÇİĞİN KANI ÜZERİNDEN POLİTİKA YAPMAKLA AYNI ŞEYDİR”

İçeride bunu nasıl daha iyi kullanırım diye yok ‘Münbiç'e ineceğiz', yok ‘şuraya gideceğiz', yok ‘Afrin'in içine gireceğiz' diye hamaset yapmak Mehmetçiğin kanı üzerinden politika yapmakla aynı şeydir.

CHP olarak Afrin Operasyonuna başından beri yapıcı, samimi desteğimizi yineledik, yineliyoruz, yineleyeceğiz. Ama burada haklıyken bu haklı mücadele için bu haklı önlem alma zaruretinden kaynaklı orada şehit verirken tüm dünyanın ve bölgenin diğer paydaşlarının ülkelerinin bu haklı operasyonumuzu, müdahalemizi, Türkiye'nin bu haklı durumunu meşru durumunu gayri meşru hale çevirmek içeriden biraz daha oy alırım diye bu işe bakmak kusura bakmayın vatanseverlik değildir.

“BURADAN ÇIKSA ÇIKSA SİYASİ İKBAL MUTABAKATI ÇIKAR”

Milli mutabakat, milli mutabakat diye tutturuldu. Bu mutabakatın adı milli olmaz. Milliyetçiliği ayaklar altına aldım diyenle milliyetçilikten kan, kafatası ve ırk anlayan insanın bir araya gelmesinden milli mutabakat çıkmaz. Buradan çıksa çıksa can kurtarma mutabakatı çıkar. Buradan çıksa çıksa siyasi ikbal mutabakatı çıkar.

Tek adam şovuna Afrin'i çevirmek için her şeyi mübah sayan bir anlayıştan Türkiye'ye hayır gelmez.”

“SAHİBİNİN SESİ OLAN BİR ZAT KENDİSİ”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik eleştirilerinin anımsatılması üzerine Altay, “Bahçeli'yi dikkate almıyoruz. Önemsemiyoruz. Sahibinin sesi olan bir zat kendisi. O zaman şu sözleri Bahçeli'ye bir hatırlatayım, ‘PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim, sıkıntısı olan bana söylesin' Tayyip Erdoğan. Şimdi Bahçeli gitsin Erdoğan'a söylesin sıkıntısını. Al Bahçeli'yi vur Tayyip'e” yanıtını verdi.

“İTTİFAKI AY YILDIZLA SEMBOLİZE ETMEK BİR KERE MİLLETLE DALGA GEÇMEK OLUR”

İttifaka ilişkin soruya da Altay, “Yapamazlar. Seçim Kanunu açık. Kanun değiştirerek bile bunu yapmak mümkün değildir. Yani ittifakı ay yıldızla sembolize etmek bir kere milletle dalga geçmek olur” dedi.

“BEN KANDİL'E GİTMEDİM, OSLO'YA DA GİTMEDİM, İMRALI'YA DA GİTMEDİM”

“HDP kongresinde TSK karşıtı bazı söylemler vardı, bazı CHP'lilerin orada olması eleştirildi ne dersiniz?” sorusuna Altay, “Siyasi partilerin kongrelerine her parti geçmişten bir uygulamadır, temsilci gönderir, usulen gidilir, yarım saat, kırk dakika orada bulunulur. Ben CHP'yi temsilen oraya gittim, doğrudur, yaklaşık 40-45 dakika kalmışımdır. Ben Öcalan posteri samimiyetle görmedim, önce onu söyleyeyim. Türk Bayrağı vardı orada. Bizim gittiğimiz yer Ankara'nın göbeğinde yasal bir siyasi partinin Meclis’te grubu olan bir siyasi partinin kongresidir. Düşüncelerine katılmamız asla mümkün değil, tasvip etmemiz asla mümkün değil. Meclis'teki 4 siyasi partiden birisidir. Eğer HDP bir terör örgütü ise HDP'nin Ankara'da bu kongresine hükümet nasıl izin verdi, niye izin verdi güvenliklerini sağlayarak bunu sorgulamak lazım. Ben Kandil'e gitmedim. Oslo'ya da gitmedim. İmralı'ya da gitmedim. Ben legal bir partinin şu an seçilen genel başkanları TBMM'nin kırmızı plakasıyla gezen o plaka kendisine tahsis edilmiş TBMM Meclis Başkanvekilinin genel başkan seçildiği bir kongreye gittim” dedi.

KHK’LAR AYM’YE GİDİYOR

Altay, KHK'ları Anayasa Mahkemesine götüreceklerini belirterek şöyle dedi: “KHK'ların Anayasa gereği aslında ilanından itibaren 30 gün içinde TBMM'de görüşülmesi Anayasa hükmü iken bu yapılmamak suretiyle sanıyorum 31 KHK 5'i görüşüldü, 26 KHK hukuken aslında yok hükmündedir.

CHP Grubu olarak bugün saat 12.00'de CHP'li Anayasa Komisyonu üyeleri ve CHP'li Adalet Komisyonu üyelerimizle uzun bir çalışma yaptık. 26 KHK'yı tek tek Anayasa Mahkemesine götürülecek hususları teker teker belirlenmesiyle ilgili 12 hukukçu arkadaşımız bir çalışma başlattı. Önümüzdeki Pazartesiye bu çalışmayı tamamlayacaklar ve ondan sonra süratle dilekçeleri hazırlayıp bu hukuksuzluğu giderme adına her şeye rağmen yüksek yargıya, Anayasa Mahkemesine başvuracağız. Neredeyse tuzun koktuğu bir noktaya yargının geldiğini düşünüyoruz ama her şeye rağmen kokmuş da olsa çürümüş de olsa yargıya güvenmek istiyoruz.”  Ajanslar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.