Bülent Arınç “üzülerek söylüyorum” dedi ve ekledi: Onlar İslam ülkesi değil

İsrail, Lübnan’a saldırdığında İslâm Konferansı Örgütü üyelerinin olağan üstü toplanamadıklarını hatırlatan Arınç, “İkili anlaşmalar yapmak suretiyle İsrail’in etrafında birleştirdi” dedi.

Politika 29.10.2020, 11:25 Yönetici
Bülent Arınç “üzülerek söylüyorum” dedi ve ekledi: Onlar İslam ülkesi değil

22. Dönem TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İştişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç, TV5’de yayınlanan “4. Güç” programında, Hasan Basri Akdemir ve Mustafa Deniz’in sorularını cevapladı.

“ZANNEDİYORUM Kİ YAPTIKLARI YANLARINA KÂR KALACAK”

Fransa’da yayınlanan mizak dergisi “Charlie Hebdo”da, Hz. Muhammed’e ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret içeren karikatürün yayınlanması hakkındaki düşüncesi sorulan Arınç, bunun ‘çok üzücü bir olay’ olduğunu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısında sorumluların lâyık oldukları şekilde sert karşılıklar verdiğini söyledi.

Charlie Hebdo’nun, aslında sabıkalı bir dergi olduğunu ifade eden Arınç, hem ayrımcılık, hem ırkçılık yaptığını, hem de Müslümanların mukaddeslerine hücum ettiğini söyledi.

Arınç, daha önce (2015) bu dergiye bir terör saldırısı gerçekleştirildiğinde bu saldırıyı protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüşe dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile bazı İslâm ülkelerinin liderlerinin de katıldığını hatırlattı.

Charlie Hebdo’nun, buna rağmen tahriklerine devam ettiğine, Müslümanların mukaddeslerine açıkça saldırdığına işaret eden Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, avukatları vasıtasıyla soruşturma dilekçesi verdiğini söyledi. 

Arınç, “Bizim Türk Ceza Kanunu’nun 12., 13. Maddelerine göre, süresi 1 yıldan başlayan ve belli bazı suçları ihtiva eden konularda, yurt dışında yabancı dahi suç işlese, Türk kanunlarınca yargılanır diyor; ama mukaddeslere saldırı konusu, bununla eş değer değil. O yüzden, zannediyorum ki yaptıkları orada kendilerine kâr kalacak” dedi.

Arınç, laikliğin merkezi olarak kabul edilen bir ülke olan Fransa’da kanunların, insanların dinî inançlarına, mukaddeslerine saygısızlık yapılmasına izin vermeyeceğine dair umudunu dile getirdi.

Bu karikatürlerin perde arkasında siyasî sebepler olduğunu da belirten Arınç, “Belki iç politikayla ilgili, belki de Türkiye’ye duyulan bir husumet var; çünkü bizim, Fransa’da benim hatırladığım kadarıyla, yıllarca gidip geldim, Millî Görüş teşkilatlarında konferanslara da gitmiştim, 90’lı yıllardan sonra, bildiğim kadarıyla 400 bine yakın Türkiye’den giden Müslüman vatandaşımız var. Almanya’da çok daha fazlası var. Belçika’da, Hollanda’da yaşayanlar var. Tabii, Hollanda’daki politikacıların da Charlie Hebdo’dan çok geri kalmadıklarını söyleyebilirim” diye konuştu.

Hakaret içerikli karikatürlere, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve herkesin tepki gösterdiğini belirten Arınç, “Ama acımız şudur: Bir Mevlid Kandili’nde, yani Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin tescil edildiği, dualarla karşılandığı bir zamanda böyle bir felâketin yaşanıyor olmasını bir acı olay olarak hepimiz kabul ediyoruz” dedi.

Bülent Arınç, Fransa’nın ve Charlie Hebdo dergisinin Müslümanların mukaddeslerine saldırıları karşısında İslâm ülkelerinin tavrını nasıl değerlendirdiğine dair soruyu da cevapladı.

Arınç, şunları söyledi:

“İSLÂM ÜLKELERİ DEĞİL, HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELER”

“Üzülerek ifade ediyorum; eskiden İslâm ülkeleri diye bazı ülkeleri sayardık, belki de insanlar hala İslâm üzerinedir diye, Müslüman ülkeler diye sınıflandırma yapıyoruz; ama sonra bu kanaatimi değiştirdim, yaşadığımız olaylar sebebiyle. Halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkeler demek lazım ve yönetimle halkı ayırmak lâzım ve özellikle hem yöneticiler bazında hem de bazı teşkilatlar, kurumlar, kuruluşlar bazında çok naif davranıyorlar, duymazdan geliyorlar, görmezden geliyorlar. Halkın büyük bir tepkisi olduğu zaman da, tepkisiz kalmamak için, bizde Anadolu tabiridir ‘sade suya tirit’ kabilinden bir takım açıklamalar yapıyorlar. Bugün değil, eskiden beri böyle. Meselâ eskiden ‘İslâm Konferansı Örgütü’ derdik, sonra ‘İslâm İşbirliği Teşkilatı’ denildi; yani Ekmeleddin ihsanoğlu’nun da 5-6 yıl başkanlık ettiği bir kurumdan bahsediyorum.

“İKÖ ÜYELERİNİ TEK TEK ARADIM AMA TOPLANMAYI KABUL ETMEDİLER”

Size sadece bir misal vereyim: Zannediyorum 2006 veya 2007 yılındaydı, Lübnan’ı İsrail, büyük bir hınçla bombaladı. Yer üstünde yer kalmadı. Enkazların içinden çocuklar, babalarının, annelerinin kollarında çıkmaya başladı. Ben de o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak, İslâm Konferansı Örgütü’nün 57 ülkesinden bir tanesi Türkiye, ama çok önemli bir ülke, Lübnan Meclis Başkanı dedi ki halen Meclis Başkanıdır, olağan üstü bir toplantı yapmamız rica etti. Yani İsrail’in Bu saldırılarına karşı İslâm Konferansı Örgütü’nün de bir mukabil açıklama yapması, beraberliğimizi göstermesi ve mukabil ne yapılabilecekse onların konuşulması için. Ben, memnuniyetle karşıladım ve İran da Suriye de talip oldu. O zamanki Suriye, bugünkü Suriye değil. Mahmud El Abraş isminde bir meclis başkanı vardı. Öbür tarafta bir başkası…’Yer olarak biz de hazırız. Olağanüstü toplantıya biz ev sahipliği yapalım’ dedi. Hayır, bu Türkiye’ye düşer dedim. Ben, İstanbul’da toplanmak üzere hepsini davet ettim. İslâm Konferansı Örgütü’nün tüzüğünde yazıyor ki, olağan üstü toplantılar için en az üçte bir ülkenin, yani 20 civarında ülkenin “Tamam, biz geliyoruz” demesi lazım. Aylardan temmuz veya ağustos, biz o 20 üye ülkenin müracaatını alamadık. Hepsini tek tek aradım. Kimisi yaz tatilinden bahsetti, kimi ‘İsrail, her zaman bunu yapar; her defasında mı toplanacağız?’ dedi. Ne Afrika’daki ülkeler, ne Orta Doğu’daki ülkeler, vicdanları yanık, canlıları yanmış bir şekilde bu toplantıya gelmeyi kabul etmediler. Biz, olağan üstü toplantı yapamadık. İşin acı tarafı budur.

“BU KURULUŞLARIN HİÇBİRİSİNDE HAYAT UNSURU YOK”

Bunların hepsi bir kâğıt üstünde berabermiş gibi görünen ama şu an itibarıyla Suudi Arabistan’ın güdümünde olan teşkilatlardır. Çünkü genel sekreter onlardan seçildi, maddi imkânları Suudi Arabistan veriyor ve o ne derse o oluyor. Bizim dönemlerimizde gene biraz bazı konularda hassasiyet gösterilirdi. Bu kuruluşların hiçbirisinde hayat unsuru yok. Unutmayalım ki Amerika, İsrail ile birlikte bunların çoğunu şimdi teslim aldı. İkili anlaşmalar yapmak suretiyle İsrail’in etrafında birleştirdi. Ta ki Afrika’dan Sudan’ı dahil etmeye kadar. Allah hepimize uyanıklık versin. Bu akşam bunun için de ayrıca dua etmemiz lâzım.”

Kaynak: Odatv
Yorumlar (0)
7
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7