Öne Çıkanlar samsun tüba gaziantep ziraat reina

Bu haber kez okundu.

Ferhat Göçer: Siyah takım elbisemle gömülmek istiyorum

Alev Gürsoy Cimin'in Posta'daki röportajı şu şekilde; 

‘Reva’ şarkınız hayırlı olsun...

Gecenin bir vakti bir melodi aklıma geldi. Ufak tefek sözler yazdım. Tecrübeli arkadaşım Zeynep Talu’yu arayarak “Bir melodi yazdım, hoşuma gitti. Ne dersin?” dedim ve kendisine yolladım. İki dakika sonra aradı, “Hemen geliyorsun” dedi. Kürşat’la oturup kaleme almışlar. Zeynep Talu, “Sözlerini biraz atarlı giderli yazacağım” dedi. Ben de romantik şarkıların adamı olduğumu ve nasıl duracağını sordum. Ona güvenmemi istedi. Çok güzel yazmış. İnşallah severler.

Önceden albüm satışları milyonlarla ölçülürdü. Artık büyük sanatçılar bile albüm çıkarmaya cesaret edemiyor gibi.

Ben albüm döneminin bittiğini düşünüyorum. 11-12 şarkı çıkarıp bir anda dijital platforma sunuyorsunuz. Çok kısa bir süre içerisinde, “Yeni albüm ne zaman?” diye soruyorlar. Bu sadece bize özgü değil, artık dünyada da böyle. Zamanın ruhuyla ilgili bir durum.

Kendinizi müzikte nerede görüyorsunuz?

Her gün şükrediyorum. Dünyada sahne almadığım salon kalmamıştır. Artık şu pozisyondayım demek bana ayıp geliyor. Huzurluyum, mutluyum, gerisi yalan.

Şöhret zor mu?

Büyük sorumlulukları var. Bir taraftan kendi iç özgürlüklerinizi yaşamaya çalışıyorsunuz, bir taraftan toplumun gözü önünde olma sorumluluğuyla hareket ediyorsunuz. İki dünyayı barışık yaşatabiliyorsanız uzun soluklu oluyorsunuz.

ŞÖHRET İÇİN ÇOK BEDEL ÖDEDİM

İnsanlar hayal ettiği her şeye kavuşunca hayattan keyif alamaz bir noktaya geliyor galiba. Sizde de böyle bir durum var mı?

Kendi adıma söyleyeyim, her gün şükrediyorum. Geçmişte kazandığım dostlarla birlikte yürümeye gayret ediyorum. Şöhretin, ünlü olanın mutluluklarını sonuna kadar masanın üstüne koyup dezavantajlarını ekarte etmeye çalışıyorum.

Hiç bedel ödediniz mi?

Çok bedel ödedik. Kendi ailenize yeteri kadar vakit ayıramıyorsunuz. Kurduğunuz ilişkiler eskisi gibi olmuyor. Bir kere güven, sorgulama duygularınız artıyor. Sizinle herhangi bir iletişim kurulduğunda bunun niyetini, amacını ve birkaç hamle sonrasını planlayarak hareket etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu ağır bir yük.

MÜZİK GÜNAHTIR DİYEN GÜNAH İŞLİYORDUR

Bir açıklamanız vardı. İTÜ’de bir bildiri yayınlanmıştı: “Müzik günah” diye. Ama siz “Müzik evrenseldir, müzik sevaptır” demiştiniz.

“Müzik günahtır” diyen adam günah işliyordur. Bu kadar netim. Hayat için su neyse ruh için de müzik odur. Su hayatsa müzik ruhun suyudur.

15 Ağustos’ta Harbiye’desiniz. Doktorlar için çok anlamlı bir mesaj vereceksiniz sahneden.

Evet, oturma eylemi yapmayı, oturarak şarkı söylemeyi düşünüyorum. Pankart açacağım, “Doktora şiddete son” diye. Yüzlerce doktor arkadaşım orada olacak, hepsini davet ettim. Toplumsal bir mesaj verilmesi gerekiyorsa verilecek. Geçmişte yaşadığımız doktorlara şiddet eğilimine verilebilecek en güzel cevap olacağını düşünüyorum.

Doktorluk yaparken sizin de başınıza geldi mi bu tip olaylar?

Benzer yerlerden çok döndüm. Gecenin bir saatinde hasta yakınları, trafik kazaları gibi birçok olay yaşadık. Haksız yere şiddete maruz kaldık. Hipokrat yemini etmiş insanlarız, birincil önceliğimiz hastanın sağlığıdır. Ama o iş yoğunluğunun içerisinde sürçülisan edebiliriz, insanız biz de. Hataları en aza indirmeye çalışıyoruz. Ama mevcut sistem içerisinde bütün sistemin aksaklıklarını yükünü doktora, hemşireye mal etmek olacak iş değil.

Bu duruma müzikle, güzel bir lisanla cevap veriyorsunuz.

Amacım bu. Toplumsal empatiyi, hoşgörüyü yaratabilmek. Müziğin en büyük özelliği budur. Müziğin dili yoktur, evrenseldir. Hangi dilde olursa olsun bir parça ruhunuza hitap ediyorsa sözleri anlamanıza gerek kalmadan hemen kalbinizi açabilirsiniz. Böyle bir amaca hizmet eden biri olarak da mümkün olduğu kadar bu görevimi icra etmeye çalışıyorum.

Özlemiyor musunuz doktorluk yaptığınız günleri?

Doya doya yaptım. Çok emek verdim ama içimdeki duygu değişti. Zamanın müzik zamanı olduğunu düşünüyorum. Hekimlikle ilgili görevimi yeteri kadar yaptım. Bundan sonrası müzik. SİYASETTEN UZAK DURUYORUM

Siyasi konularda pek yorum yapmıyorunuz. Her zaman sanatçı kimliğinizle ön plandasınız. Siyasetten uzak olmaya çalışıyorum. Benim birincil amacım toplumların arasındaki uzaklıkları, kırgınlıkları, fikir ayrılıklarını mümkün olduğu kadar aza indirmek. Empati kurmalarını sağlamak, kutuplaşmaya engel olmak.

Aşk nasıl gidiyor? Ömür Gedik ile ilişkiniz 10’uncu yılına girdi...

İyi, güzel, mutluyuz, huzurluyuz. Güzel bir ilişkimiz var. Seviyorum. Sevginin ve saygının aşkın ötesinde kavramlar olduğunu düşünüyorum.

BENİM İDOLÜM FRANK SINATRA

Takım elbiseyle ilgili bir takıntınız varmış. Doğru mu?

Kesinlikle sahnede siyah takım elbise giyerim. Çünkü ben Dean Martin, Frank Sinatra hayranıyım. Çocukluğumdan beri onları izleyerek büyüdüm. İkisi de hep siyah smokin giyerdi. Onlar benim ikonlarım, idollerim. Kendime prensip edindim, böyle yürüyeceğim. En sonunda beni siyah takım elbiseyle gömmelerini istiyorum. Bilmiyorum dinen caiz midir? Onu araştıralım (Gülüyor).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.