“FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı tek lider Erbakan’dır” diyen Erdoğan’a Erbakancılardan yanıt: “Siz nasıl anlaşabildiniz”

Erdoğan’ın konuşmasını bugün Milli Görüş’ün yayın organı Milli Gazete genel yayın yönetmeni Mustafa Kurdaş köşesine taşıdı.

Gündem 20.02.2020, 16:32 Yönetici
“FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı tek lider Erbakan’dır” diyen Erdoğan’a Erbakancılardan yanıt: “Siz nasıl anlaşabildiniz”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında yine FETÖ’nün siyasi ayağına dair açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Milli Görüş’ün merhum lideri Necmettin Erbakan’ın FETÖ lideri Fethullah Gülen’le hiçbir zaman bir araya gelmediğini ifade etti.

Erdoğan’ın konuşmasını bugün Milli Görüş’ün yayın organı Milli Gazete genel yayın yönetmeni Mustafa Kurdaş köşesine taşıdı.

Yazısında İlker Başbuğ’un siyasi ayakla ilgili sözlerini hatırlatan Mustafa Kurdaş, Erdoğan’ın Necmettin Erbakan’a ilişkin sözlerinin benzeri Başbuğ’un da söylediğine dikkat çekti. Kurdaş yazısının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, şu soruları yöneltti:

“-‘Bu süreçleri bilen birisiyim. FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı, görüşemediği tek lider var; o da merhum Erbakan Hocamızdır’ diyorsunuz. Erbakan Hocamızın anlaşamadıklarıyla siz nasıl anlaşabildiniz, neden anlaştınız? 10 yıl boyunca nasıl sabrettiniz?

-‘Erbakan Hocamızdan nefret ederdi’ diyorsunuz. Erbakan Hocamızdan nefret eden biri nasıl olur da sizin iktidarınız döneminde belli bir dönem büyük hem de çok büyük iltifatlara ve imkânlara mazhar olur?

-Erbakan Hocamızı ve bunları tanıyan ve çok iyi bilen bir siyasetçi olarak, başbakanlık da yapmış olan Erbakan Hocamızla neden hiç devlet işlerini müşavere eylemediniz de, hep bunlarla bu işler yapıldı.

-Bu yapının hem meşrebi hem itikadi sorunlarının bulunduğunu biliyorsak, hem de en baştan beri biliyorsak; sizi onların kucağına iten güç neydi?

-Erbakan Hocamızı bırakıp da bu meşrebi ve itikadı bozuk grupla neden yol almayı tercih ettiniz?

-Mesafe konusunda, hiçbir araya gelmeme konusunda ismini saydığınız diğer liderleri örnek aldınız da, niçin iftiharla bahsettiğiniz Erbakan Hocamızı kendinize örnek almadınız?

-Bunlara ‘herkes’ gibi hukuk ve hakkaniyet sınırları içerisinde yaklaşmışsınız... Tabii ki, hukuk ve hakkaniyet ne olursa olsun, her şart ve zeminde çok önemli. Peki 50 yıllık Milli Görüş hareketine, Saadet Partisi’ne neden bu hakkaniyetli yaklaşımı esirgediniz, esirgiyorsunuz. Size sadece ‘iyi’ ve ‘kötü’yü anlatma derdinde olan insanlar da, siyasi hareket de hakkaniyetli yaklaşımı hak etmiyor mu?”

Mustafa Kurdaş’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bir televizyon programındaki açıklamalarıyla başladı bu kez tartışma. Ne demişti Başbuğ hatırlayalım:

“26 Haziran 2009’da askeri şahısların, askeri mahalde işlediği suçlarda dâhil özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasa teklifi getiriliyor. Bunu kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın.”

Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ’un işte bu sözleriyle gündeme gelmişti “siyasi ayak” konusu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partili milletvekillerine Başbuğ hakkında dava açılması talimatı vermesiyle de tartışma giderek büyüdü.Tartışma diyorum ama, aslında tartışma da değil yapılan.Keşke konuşabilsek, keşke gerçekten tartışabilsek.Konuşulan ve tartışılan üzerinde düşünme eylemi gerektiği için güzeldir; konuşmak ve tartışmak.Seviyeli ve saygınsa eğer tartışma, sonunda “herkes” de kazanır, “devlet” de kazanır.Ama niyet konuşmak ve tartışmak değil de, karşındakini dövmekse, haddini bildirmekse, susturmaksa maksat o zaman her tartışma kriz demektir. Genelkurmay Başkanı ne demiş, ne dememiş, diye bakmadan, araştıralım bunu FETÖ ile mücadelede bize faydası olur diye üzerinde düşünmeden söylenenlerin üzerine toprak atmaya kalkışmak bir “devlet” zafiyetidir. Devlet zafiyeti, refleksleri tikleştirir.Zaten uzun zamandır, “tikleşmiş” reflekslerle birlikte yaşar olduk.

Psikolojik harp tekniklerini aratmayan “algı yönetimi” stratejileri belirlendi.Kadrolu yorumcular hemen harekete geçti.Gerekli “polemik” cümleleri ekranlarda ve gazetelerin sütunlarında “kurşun” misali kullanılmaya başlandı.Maalesef, FETÖ’nün siyasi ayağını araması, bulması, meseleyi “herkes”in kanaatine bırakmaması gereken, devlet ve erkânı da “herkes”i tercih etti.Öyle ki çok kısa sürede ülkemizde polemikten sıradağlar oluşuverdi.Anlayacağınız, bu konuyu da konuşmak ve tartışmak yerine “krize” çevirmeyi başardık. FETÖ’ye en büyük destek budur. Yönlendirilmiş kitleler, politize edilmiş “herkes” değil, bu meseleyi “devlet” halletmeli.

***

Şimdi bugünün asıl konusuna gelelim...

Mevzuya dair yeni açıklamalar geldi dün. Mevzu dediğim yine FETÖ. Bu kez Erbakan Hocamıza dair ifadelerle güçlendirilmişti yeni açıklamalar. Bir “dayanak” olarak Hocamıza müracaat ediliyordu. Deniyordu ki, “Bu süreçleri iyi bilen birisiyim. FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı, görüşemediği tek lider var; o da merhum Erbakan Hocamızdır. Erbakan Hocamızdan nefret ederdi.” ... Ve ekleniyordu: “Hiçbir zaman bir araya gelmemişlerdir…”

Hayır Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a ait değil bu sözler. Bizzat Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri. Ama evet, ilk açıklamayı Başbuğ bir televizyon programında şöyle dile getirmişti: “Bülent Ecevit de cemaate sempati ile bakıyordu, Tansu Çiller’in de kısmen bu olaya sempatik baktığını ve ilişkilerin olduğunu görüyoruz. Ancak Erbakan dönemine geldiğimiz zaman, Erbakan’ın cemaate mesafeli durduğunu görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı’nın bu açıklaması ile İlker Başbuğ’un açıklaması neredeyse birebir aynı. Biz “ajans” haberinden Cumhurbaşkanı’nın yorumlarına devam edelim:

“Bu yapıyla en başından beri hem meşrebi hem itikadi sorunlarının bulunduğunu ifade eden Erdoğan, “Ama hükümetlerimiz döneminde ülkede bizim gibi düşünmeyen, hareket etmeyen herkes gibi bunlara da hukuk ve hakkaniyet sınırları içerisinde yaklaştık. Doğru, ben de görüştüm. Bunu kaçırmama gerek yok. Ama Erbakan Hocamın bunlarla ilişkisinin olmadığını ifade ettim. Liderler içerisinde zaten ilişkisi olmayan sadece o idi. Demirel’in, Ecevit’in, Erdal İnönü’nün görüşmüşlüğü vardır, şu andaki beyefendinin aynı şekilde, hepsinin bunlarla görüşmüşlüğü vardır. İrtibatları ileri derecededir.”

Sayın Cumhurbaşkanı yerden göğe kadar haklı. Özellikle “bu haklı olma durumu” şu soruları da kendiliğinden gündeme getiriyor.

“Bu süreçleri bilen birisiyim. FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı, görüşemediği tek lider var; o da merhum Erbakan Hocamızdır” diyorsunuz. Erbakan Hocamızın anlaşamadıklarıyla siz nasıl anlaşabildiniz, neden anlaştınız? 10 yıl boyunca nasıl sabrettiniz? “Erbakan Hocamızdan nefret ederdi” diyorsunuz. Erbakan Hocamızdan nefret eden biri nasıl olur da sizin iktidarınız döneminde belli bir dönem büyük hem de çok büyük iltifatlara ve imkânlara mazhar olur? Erbakan Hocamızı ve bunları tanıyan ve çok iyi bilen bir siyasetçi olarak, başbakanlık da yapmış olan Erbakan Hocamızla neden hiç devlet işlerini müşavere eylemediniz de, hep bunlarla bu işler yapıldı. Bu yapının hem meşrebi hem itikadi sorunlarının bulunduğunu biliyorsak, hem de en baştan beri biliyorsak; sizi onların kucağına iten güç neydi? Erbakan Hocamızı bırakıp da bu meşrebi ve itikadı bozuk grupla neden yol almayı tercih ettiniz? Mesafe konusunda, hiçbir araya gelmeme konusunda ismini saydığınız diğer liderleri örnek aldınız da, niçin iftiharla bahsettiğiniz Erbakan Hocamızı kendinize örnek almadınız? Bunlara “herkes” gibi hukuk ve hakkaniyet sınırları içerisinde yaklaşmışsınız... Tabii ki, hukuk ve hakkaniyet ne olursa olsun, her şart ve zeminde çok önemli. Peki 50 yıllık Milli Görüş hareketine, Saadet Partisi’ne neden bu hakkaniyetli yaklaşımı esirgediniz, esirgiyorsunuz. Size sadece “iyi” ve “kötü”yü anlatma derdinde olan insanlar da, siyasi hareket de hakkaniyetli yaklaşımı hak etmiyor mu?

Cumhurbaşkanı’nın hedefinde Saadet Partisi ve Genel Başkanı Sayın Karamollaoğlu da vardı. Doğrusu günün polemiği de buydu:

“Hiçbir zaman bir araya da gelmemişlerdir ama şimdi Erbakan Hocamla beraber olduğunu iddia eden malum zat, ne yazık ki onun müritleriyle, onunla beraber dirsek temasında olanlarla beraber yürüyor. Onları herhalde ismen zikretmeme gerek var mı? İsraf olur.”

Ülkemizin en büyük açmazlarından birisi işte bu ve buna benzer açıklamalar. Kişilerin itibarıyla oynamak hele hele itibarları zedelenmek istenen kişi bir devlet adamıysa. Malum, bu yöntem Milli Görüşçü değil, başımıza açtıkları belalar yüzünden ders almamız gereken FETÖ’cü bir yöntemdir. Onlar sizin itibarınızla oynamaya kalkıştı, ama lütfen siz başkalarının itibarıyla oynamayın. Bu yaklaşımlar Sayın Karamollaoğlu’na zarar vermez. Sadece doğruları söyleyene ne zarar verebilir ki!?

Sayın Cumhurbaşkanı, Temel Karamollaoğlu’nun ismini anmayı “israf” olarak yorumlamış. Oysa bu ülkenin en büyük israfı FETÖ ile birlikte geçirdiğiniz, “Cemaat ne istedi de vermedik” denilen iktidarınıza ait 10 yıldır.

***

Hazreti Mevlânâ diyor ya hani, “Kusur arıyorsan tüm aynalar senin”.

Sağa sola bakmaya gerek yok, aynaya bakmak yeterlidir, gerçeklerle yüzleşmek için. Aynaya bakmak, ibret almaktır. Aynaya bakmak “herkes”i de “devleti” de kurtaracaktır.

Son cümle olsun: Herkes suyu bulandırmak istese de devlet, berrak suyun bekçiliğini yapmak zorundadır. Devlet, su bulandırmaz...”

Yorumlar (0)
12°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13