Öne Çıkanlar beyin hücresi Almanya 3. Lig ekipleri son dakika mehmet otur rota yemekcilik

Emin Çölaşan: Geçmişteki üç Y'nin şimdi AKP döneminde mutasyona uğramış hali!

Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan, bugünkü köşe yazısında AKP'nin ilk yıllarında kullandığı, "Yolsuzluk, yokluk, yasaklar" olarak nitelendirilen Üç Y ile mücadele edip onları yok edeceğiz!” sloganının mutasyona uğradığını yazdı. 

Çölaşan, " Yolsuzluk, yokluk ve yasakları artık unuttular gitti… Ve şimdi onların yerini başka bir üç Y aldı. Yandaşlar, yiyenler, yedirenler" diye yazdı.

Çölaşan'ın yazısı şu şekilde: 

Sevgili okurlarım, yaşadığımız bazı olaylar geliştikçe, dilimize bazı hiç bilmediğimiz yeni sözcükler girdikçe, bize de onları ister istemez öğrenmek ve bazen de kullanmak düşüyor!

Örneğin pandemi nedir bilmezdik…

Bu son olaylar nedeniyle öğrenmiş olduk.

Salgın demekmiş.

Mutasyon nedir onu da bilmezdik.

Yine son salgın nedeniyle öğrendik ki, en basit anlatımıyla virüsün kılık değişmesi (!), karşımıza yeni ve aldatıcı kimliği ile çıkması anlamına gelirmiş.

★★★

AKP isimli parti ilk yıllarında ilginç bir slogan üretmişti! Meydanlarda bangır bangır bağırıp dosta düşmana ilan ederlerdi!

“Üç Y ile mücadele edip onları yok edeceğiz!”

Neydi o üç Y?

-Yolsuzluk.

-Yokluk.

-Yasaklar.

★★★

Zaman geçtikçe karşımıza ilginç bir tablo çıktı…

Ve gördük ki, Yolsuzluk bunların yaradılışında (Recep Bey'in deyişiyle fıtratında) vardır.

Bazılarının hayatı özellikle al gülüm ver gülüm yöntemiyle yolsuzluk üzerine kurulmuştur.

Bugüne kadar devletin ve milletin nice paralarını harcadılar…

Nice yandaşları zengin ettiler.

Yasaları değiştirip devletin ve milletin kaynaklarını onlara hortumladılar.

Yolsuzlukların çoğu belgelendi ama umurlarında bile olmadı… Çünkü çoğunun gıdası yolsuzluklardan oluşuyordu.

★★★

Üç Y'nin ikincisi Yokluk idi…

İktidar olduklarında memlekette zaten yokluk ve kıtlık yoktu. Aranan her mal, parasını vermek koşuluyla piyasada fazlasıyla mevcuttu.

Bugün de öyle…

Dolayısıyla yokluk olayı onlar için sadece geçmiş yılları, özellikle savaş dönemlerini anımsatan bir simge idi.

★★★

Üçüncüsü Yasaklar!..

Sözüm ona yasaklardan yakınıyorlardı da acaba hangilerinden!

İktidar olduklarında toplumu etkileyen hangi yasaklar vardı?

Bir de günümüzdeki duruma bakın…

Yüzlerce yasak getirdiler, her alanda inanılmaz baskılar oluşturdular.

Medyaya, partilere, sivil toplum kuruluşlarına, her konuda yeni yasaklar geldi.

Artık yasaklar dönemini yaşıyoruz.

Yargıyı kendi yasaklarını ve baskılarını sürdürmek için alet olarak kullandılar ve kullanmayı sürdürüyorlar.

★★★

Sevgili okurlarım…

Aynen korona virüsünde olduğu gibi AKP'nin iddialı olduğu üç Y konusu da iyice mutasyona uğradı.

Şekil değiştirdi!

Yolsuzluk, yokluk ve yasakları artık unuttular gitti…

Ve şimdi onların yerini başka bir üç Y aldı.

-Yandaşlar.

-Yiyenler.

-Yedirenler.

Sadece günümüzde değil, bu yeni üç Y, yıllardan beri bütün hızıyla uygulanıyor.

Yandaşlar malı götürüyor.

Yiyenler belli.

Yedirenler de belli.

★★★

Hele yeni cumhurbaşkanlığı sisteminde bu gidişi durdurmaya hiç kimsenin gücü yetmiyor.

Meclis zaten varla yok arasında, göstermelik.

Türkiye kanun hükmünde olan cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetiliyor.

Kanunlar göstermelik.

Hükümet derseniz aynı durumda.

Milletvekili olmayanlardan toparlanmış, sadece saraya bağlı olan, halk tarafından seçilmemiş, halka hesap vermekle yükümlü olmayan bir topluluk.

Meclis'in onlara hesap sorma yetkisi yok.

Onların da Meclis'e hesap verme görevi ve niyeti yok.

Kimse kimseye hesap vermiyor…

Hepsinin sorumluluğu sadece bir tek makama yönelik:

Saray ve cumhurbaşkanlığı!..

Zira o tepelerde ikinci bir devlet var…

Daha doğrusu, esas devlet orada!

Meclis'in çıkaracağı yasaları bile orası belirliyor.

★★★

Yandaşlar belli…

Yiyenler ve yedirenler de belli.

İşte karşımızda yeni üç Y!

Geçmişteki üç Y'nin şimdi AKP döneminde mutasyona uğramış hali!

Koskoca korona virüs mutasyona uğrar da bizim üç Y uğramaz mı!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Delibalta 1 ay önce

Beyin fakir olunca DİL UKALA OLURMUŞ.Aynen 1940 larda bu millete yaptıklarınızı anlatıyorsun.Bugünkü ebucehiller