Öne Çıkanlar son dakika korona virüs japonya AB ülkelerinin ekonomilerindeki daralma Neşe Sarıgül

Danıştay'ın Ayasofya kararında kritik ayrıntı: Cumhurbaşkanlığı "reddedin" demiş

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Böylece Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılmasının önü açılmış oldu.

Davanın sürecini gözden geçirmek önemli… Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay’ın önündeki dosyada davalı taraf ise kapatılan Başbakanlık / Cumhurbaşkanlığı görülüyor. Yani, dernek söz konusu davayı Cumhurbaşkanlığına açmıştı.

Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz'daki duruşmada tarafları dinledi. Karara göre 2 Temmuz’daki duruşmaya davacı derneği temsilen İsmail Kandemir ile avukatı Selami Karaman ve Cumhurbaşkanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Zeynep Gökçe Zengin katıldı.

 Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Danıştay'ın gerekçesinde, Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi. Gerekçede, "Vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır" denildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI DAVANIN REDDİNİ İSTEDİ

Danıştay’ın kararında yer alan bazı ayrıntılar ise dikkat çekici. Cumhurbaşkanlığına karşı açılan davada Cumhurbaşkanlığının da görüşü kararda yer aldı. 

Kararda “Davalı İdarenin Görüşü” bölümünde Cumhurbaşkanlığının davayla ilgili görüşü aktarıldı. Cumhurbaşkanlığı, derneğin açtığı davanın reddedilmesi gerektiğini, konuyla ilgili önceki kararlara ve hukuka verdiği referanslarla savundu.

“BAKANLAR KURULU KARARINA KARŞI YILLAR SONRA DAVA AÇILAMAYACAĞI, DAVANIN SÜRESİNDE OLMADIĞI…”

Danıştay’ın kararında Cumhurbaşkanlığının görüşü şöyle aktarıldı:

“Davalı (Kapatılan) Başbakanlık tarafından, 1934 yılında yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu Kararına karşı yıllar sonra dava açılamayacağı, davanın süresinde olmadığı; davacının Başbakanlığa ve diğer kurumlara Ayasofya ile ilgili olarak zaman zaman başvurularda bulunduğu, davaya esas başvuru içeriğinin bir öncekinden farksız olduğu, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının iptali hususunda muhtelif davalar açıldığı, yine aynı işleme karşı davacı tarafından daha önce açılan davanın reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği, işlem hakkında kesin hüküm bulunduğu; Ayasofya Camii'nin 1470 tarihli Mehmed Han-ı Sanî Bin Murad Han-ı Sanî Vakfı vakfiyesinden olup tapunun 57 pafta, 57 ada, 7 parselinde “türbe, akaret, muvakkithane ve medreseyi müştemil Ayasofya’yı Kebir Camii Şerifi” olarak kayıtlı olduğu, söz konusu Vakfın tüzel kişiliğe sahip bir mazbut vakıf olduğu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce temsil ve idare edildiği; Devlet idaresinin en yüksek karar organı olan Bakanlar Kurulunun idare alanında genel karar organı olduğu, Anayasa ve kanunlarla kendisine ayrıca ve açıkça yetki verilmemiş olsa bile, idare alanında “kanuna dayanmak” ve “Anayasaya ve kanunlara aykırı olmamak” şartıyla istediği her işlemi yapmak konusunda yetkili olduğu; Ayasofya’nın tahsis ve kullanım şeklinin değiştirilmesinin yürütmenin takdirinde olduğu, ulusal ve uluslararası koşullar ile iç hukukumuz çerçevesinde Bakanlar Kurulunca bu konuda her zaman karar alınabileceği, Bakanlar Kurulu Kararında yer alan imzaların sahte olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı öne sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.”

Sonuç olarak, Danıştay, Ayasofya’yla ilgili kararını verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayasoyfa’nın cami olması için kararnameyi imzaladı, dün akşam 20:53’de uzun bir konuşmayla ilk ibadetin 24 Temmuz’da yapılacağını duyurdu.

Ancak Danıştay’ın kararından öğreniyoruz ki, aslında Cumhurbaşkanlığı, Ayasofya’nın cami yapılmasının önünü açan davanın reddini istemiş.

İşte Danıştay’ın kararının ilgili bölümü:

Odatv


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.