Öne Çıkanlar izmir eskişehir politika ankara şirvanda çöken ev

Bu haber kez okundu.

Can Ataklı: 'Bazı duyumlar aldım: Erdoğan bu hafta sonu... '

Can Ataklı, Suriye'de kurulması gündemde olan güvenli bölgeye ilişkin bazı bilgiler aktardı.

Ataklı, "Diyelim ki binalar bitti, kentler oturulur hale geldi ancak Türkiye'deki Suriyeliler buralara gelmek istemedi.Buralar hayalet kentlere mi dönecek?" diye sordu.

İŞTE  ATAKLI'NIN YAZISINDAN O BÖLÜM:

Güvenli Bölge'ye kurulacak şehirler, PYD/YPG'nin yaşam alanı olabilir
Suriye'de Güvenli Bölge konusunda sanki sona geliyoruz gibi.

Elbette bir çözüm olmayacak ama halkta yükseltilen beklenti bir şekilde aşağı inecek.

Bu sınırlı bir operasyon şeklinde de olabilir, Amerika ile yapılan görüşmelerden sonra yeni bir oyalama dönemine girilerek de olabilir.

Uzun zamandır yazıp söylüyorum. Türkiye'nin, Amerikan bayraklı bir askeri kesime karşı operasyon düzenlemesi mümkün değildir.

Çünkü bu açıktan Amerika ile savaş anlamına da gelir ki, bunu iki ülke de istemez.

Bu açıdan bakınca Suriye'ye yönelik bir operasyon ancak Amerika'nın izni ile olabilir.

Peki o zaman ne olur?

Amerika sınırımızdan 30 kilometre geriye çekilir, yanına PYD/YPG unsurlarını da alır, böylelikle Türkiye'nin Güvenli Bölge talebi karşılanmış gibi gösterilir.

Oysa aslında fark eden bir şey olmaz.

Türkiye fiilen 30 kilometre genleşmiş olur, PYD/YPG ile yine sıfır noktasında karşı karşıya kalmış olur.

Bu hafta sonu ya da en geç bir hafta içinde Erdoğan'ın Trump ile bir telefon görüşmesi yapacağı konusunda bazı duyumlar aldım.

Bu görüşmede Erdoğan'ın “Güvenli Bölge'ye konut yapacaklarını” anlatacağı, hazırlanan projeyi sunacağı söyleniyor.

Trump'ın bu konuya ilgi göstermesi halinde zaten operasyon bir süre daha ertelenir.

Hatta operasyondan tamamen vazgeçilip inşaat işi için kollar sıvanabilir.

Aslına bakarsanız Erdoğan iktidarı, bu konuya belli ki hayli zaman önce karar vermiş ve hazırlıklarını yapmış.

Türkiye, Suriye topraklarına girip de birer milyon nüfusu barındıracak kentler inşa etmeye başladığı an zaten operasyonel açıdan sular durulmuş olur.

Ancak burada ister istemez insanın aklına takılan sorular var.

Örneğin, bu kentler diyelim ki inşa edilmeye başlandı. Buraların güvenliği nasıl ve kimler tarafından sağlanacak? Binalar her ne kadar Suriye vatandaşları için yapılacaksa da sonuçta bu ülkenin topraklarına yabancı güvenlik güçleri sokulmuş olacaktır.

Bir diğer konu, yine diyelim ki binalar bitti, birkaç milyon Suriyeli bu kentlere taşındı. Yine güvenlik sorunu çıkacaktır. Suriye bu bölgede bir düzen kurabilecek midir?

Gelelim en can alıcı soruya.

Diyelim ki binalar bitti, kentler oturulur hale geldi ancak Türkiye'deki Suriyeliler buralara gelmek istemedi.

Ya da geldiler ama birkaç yıl içinde Suriye'de barış tamamen sağlandı, ülkenin her yanı merkezi otoritenin denetimine geçti, böylelikle bu bölgeye yerleşen Suriyeliler de kendi asıl yerlerine döndüler.

Buralar hayalet kentlere mi dönecek?

Ya da bütün binalar bitti, Amerika tekrar su koyverdi ve bu binaları himaye ettiği YPD/PYD unsurlarına yaşam alanı olarak verdi.

Akla ziyan bir durum değil mi?


Anahtar Kelimeler:
TrumpErdoğanCan Ataklı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Can Ataklı 2 hafta önce

Seni sabahları fırsat buldukça izliyor, çok seviyoruz.
Marketlerde vatandaşlarla sohbet ederken, onların da bu sevgisine tanık oluyoruz.
Ama lütfen sağlığına dikkat et! Keskin sirke küpüne zarar! Aman, yan bakanları sevindirme, okurlarını, sevenlerini, en çok da aileni sevindir!

Avatar
Sedat 2 hafta önce

Toplumsal mühendislik yapmamın insanlık suçu olduğunu da yazsana Kemalist enik...

Avatar
Besim 2 hafta önce

Senin ciddiye alınmayacak bir yazar oldugunu Van belediyesi kayyum olayında yaşanan Atatürk resmi hadisesindeki muhalif kesimin olayın iç yüzünü öğrendikten sonra eleştirilerini geri çekmesine rağmen senin hala ısrarla olayı kasimandan ve İstanbul için düzenlenen deprem toplantısında başkanın cagirilmadigi yalanını CHP'li bazı milletvekillerinin bile inkar etmesine ramen ısrarla savunmuş olmamdan anlayabiliriz. Ya olayların iç yüzünü araştırmadan ne duyuyorsan yazıyorsun yada gerçekleri bile bile sırf çamur atmak olsun diye tetikçilik yapıyorsun.