Barış Terkoğlu: Dubai’den konuşan Peker ile Ankara’dan karar veren mahkeme tuhaf bir kesişme yaşadı

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında Sedat Peker'in 7. videosunda anlattıklarına dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu.

Gündem 24.05.2021, 11:54 24.05.2021, 11:59 Yönetici
Barış Terkoğlu: Dubai’den konuşan Peker ile Ankara’dan karar veren mahkeme tuhaf bir kesişme yaşadı

Sedat Peker'in anlattıklarına dikkat çeken Terkoğlu, bazı değerlendirmelerde bulundu. Terkoğlu, "İstinaf mahkemesi; Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in de aralarında bulunduğu isimlerin yargılandığı, '90’lı yılların faili meçhulleri davası'nda beraat kararlarını bozmuştu. Dubai’den konuşan Peker ile Ankara’dan karar veren mahkeme, Ağar ve Eken konusunda, aynı saatlerde tuhaf bir kesişme yaşadı" diye yazdı.

Barış Terkoğlu, yazısında şunları kaydetti:

Cumartesi günü insanlar, “Yarın Sedat Peker videosu var, erken yatalım” diyordu. Sabah video geldi. Peker, “Sizi kibrit kutusuna sığacak kadar küçülteceğim” dediği 1 saat 17 dakika 40 saniyelik videosunda biraz daha ileri gitti.

Çok şeyden bahsetti. Ama somutladığı, yer ve isim verdiği kritik olaylardan biri, üstlendiği cinayet girişimiydi. Peker, 6 Temmuz 1996 yılında, vurularak öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı cinayetinde, Mehmet Ağar-Korkut Eken ekibinin parmağı olduğunu söyledi:

“Biz o zaman Mehmet Ağar, Korkut Eken hep beraberiz... (…) Bana dedi ki, ‘Kıbrıs’ta bir adam var, Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor.’ İki profesyonel dedi... Dedim sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i. (…) Aradan zaman geçti, döndüler üç dört gün sonra. Denk gelinemedi. Korkut Abi’yle konuştuk. Dedi sonra gideceğiz. Onlara bağlı başka bir ekip öldürmüş. Karşılaştık Korkut Abi’yle, ‘Halloldu o iş’ dedi.”

Kısacası Peker, kendi kardeşinin Adalı’yı öldürmek için gittiğini, başaramadığını, ancak sonra giden ekibin bunu yaptığını söylüyor.


MANASTIRA YAPILAN BASKIN

KKTC, 90’lı yıllarda devletin raporlarına “Türk mafyasının arka bahçesi” olmasıyla girmişti. Alengirli işlerin sembolü olan kumarhanelerdeki, off shore bankalardan geçen paralardaki, otellerle kurulan ortaklıklardaki mafya parmağı herkesin bildiği sırdı. KKTC Meclisi de Başbakanlık Teftiş Kurulu da hazırladığı raporlarda, Türkiye’den Kıbrıs’a uzanan mafya ilişkilerinin altını çiziyordu. Dönemin kanlı aktörleri, adaya sahte kimliklerle girip çıkıyor, alım satım işlerine giriyor, silahlı saldırılara karışıyordu. Adalı suikastı, sembolik örneklerinden biriydi. 90’lı yıllarda, küçücük adada, 36 faili meçhul bombanın patladığı hatırlanırsa, yaşananlar bir “küçük Türkiye” hikâyesiydi.

Suikast, 14 Mart 1996 akşamı gerçekleşen bir baskına bağlanıyordu. Zira Kutlu Adalı, St. Barnabas Manastırı’nda gerçekleşen ve 12-15 kişilik bir grubun karıştığı olayı araştırıyordu.

Kıbrıs gazetesi, 16 Mart’ta “Trilyonlarca liralık ikonaların korunduğu tarihi müzeden nelerin çalındığı bilinmiyor” diye yazdı. Türkiye’nin gazeteleri ise şu manşeti atıyordu: “Mafya, KKTC’de Aziz mezarını soydu.” 

Kutlu Adalı, resmi makamların tam 5 gün suskun kaldığı olayın ardından, 23 Mart 1996 günü şu satırları yazdı:

“Polis susunca, Güvenlik Kuvvetleri konuşmayınca, hükümet ağzını kapatınca yalnız gazeteler ve halk konuşur. Halkın ağzı torba değil ki büzelim. Herkes kendine göre bir şey söylemeye başlar.

Derler ki 20 Temmuz, 1974 Harekâtı’nda bir binbaşı Rumların evinden, kilisesinden, bankasından, kuyumcusundan ganimet olarak toplanan altın, gümüş, elmas, pırlanta gibi mücevherleri St. Barnabas’ın mezarının olduğu mağaraya gömdürmüş. Savaş bitince gelip almayı amaçlamış. Bu arada generalliğe yükselip emekli olmuş. Aradan 21 yıl geçtikten sonra Kıbrıs’ta bulunan güvendiği kişilere durumu anlatmış ve bu silahlı baskın operasyonunu gerçekleştirmişler... Mücevherleri alıp aynı gece uçakla Türkiye’ye kaçmışlar.”

‘ORADA BİR YERLERİ SOYMUŞLAR’

Kutlu Adalı’nın o makaleden üç buçuk ay sonra öldürülmesi, arı kovanına çomak sokmasına bağlandı. Cinayetin, Türk İntikam Tugayı (TİT) isimli şaibeli örgütün adına üstlenildiği yazıldı. Adalı Cinayeti, Uzi marka bir silahla işlenmişti. Susurluk çetesiyle gündeme gelen Uzi’yi, Türkiye’de sadece Özel Harekât Dairesi kullanıyordu. Susurluk kazası sonrası devlet içindeki çetelere yapılan operasyonlarda, İsrail’in hibe ettiği ve birçok suikastta adı geçen Uzi marka silahların, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinden kaybolduğu anlaşılmıştı. Kumarhaneci Ömer Lütfü Topal ve Kutlu Adalı cinayetleri arasında sadece 21 gün vardı. Ve Topal cinayetindeki Uzi şarjöründe Abdullah Çatlı’nın parmak izi olduğu ortaya çıkmıştı.

Dün Peker’in konuşmasının devamındaki satırlar tam da bu ağı açıklıyordu:

“Orada bir yeri soymuşlar. (Kutlu Adalı) soygunla ilgili çalışma yapıyor. Uyuşturucu ve kumarın Kıbrıs genelini ele geçirdiği konularında çalışmalar yapıyor. (…) O kadıncağızın (eşi İlkay Adalı) mücadelesini hep uzaktan izledim. Avrupalara müracaat etti.”

Gerçekten de İlkay Adalı, iç hukuktan çözüm bulamayınca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gitmişti. Mahkeme Türkiye’yi, “ölümü etkin şekilde araştırmadığı” gerekçesiyle tazminata mahkûm etmişti.

ANKARA’DAN PEKER’E DENK GELEN KARAR

İşte burada mesele daha da ilginç bir hal alıyor.

Türkiye üzerinden geçen bir uyuşturucu hattını anlatan, arkasında “İran” yazan bir tahta önünde “başka hatları” anlatacağı mesajı veren, Adalı cinayetinde uluslararası mahkemeyi hatırlatan Peker’in gömleği bu kez siyahtı. Arkasındaki salon değişmişti. Bambudan direkler yerine, bir toplantı salonunun boş koltukları vardı.

Çekim gündüz değil, gece yapılmıştı. Gözlerinin altı torbalıydı. Uykusuz olduğunu söyledi. Sebebini şöyle açıkladı: “Ben sabahlara kadar devlete zarar gelmesin diye uluslararası hukuku okuyorum.”

İşin ilginç tarafı, uluslararası hukuku bildiğini gösteren bir dizi hikâye de anlattı. Makedonya’da kendisini Türkiye’ye göndermek isteyen makamları “Uluslararası arenada sizi mahkûm ettireceğim, ben siyasi mahkûmum” diye tehdit ettiğini söyledi. “Aslında blöf değil, doğru söyledim” diye de devam etti.

Yazıyı yazarken Kıbrıs gazetelerine baktım. KKTC’de her görüşten politikacılar neredeyse ağız birliği etmişçesine “harekete geçme” çağrısı yapmaya başlamıştı.

Derken…

Sanki Sedat Peker’e cevap verir gibi, Türk medyasına bir son dakika haberi düştü. Aslında karar 5 Nisan’da alınmıştı. Ama duyulması bugüne kısmet oldu. İstinaf mahkemesi; Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in de aralarında bulunduğu isimlerin yargılandığı, “90’lı yılların faili meçhulleri davası”nda beraat kararlarını bozmuştu. Dubai’den konuşan Peker ile Ankara’dan karar veren mahkeme, Ağar ve Eken konusunda, aynı saatlerde tuhaf bir kesişme yaşadı. Belli ki rüzgâr aynı yerden olmasa da aynı yöne doğru esiyordu! Yetmedi, ardından Peker’in tanık gösterdiği kardeşinin gözaltına alındığı haberi geldi.

Yorumlar (0)
17
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30