'Üzülerek söylüyorum' diyen Bülent Arınç: Bugün değil, eskiden beri böyle

İsrail, Lübnan’a saldırdığında İslâm Konferansı Örgütü üyelerinin olağan üstü toplanamadıklarını hatırlatan Arınç, “İkili anlaşmalar yapmak suretiyle İsrail’in etrafında birleştirdi” dedi.

Genel 29.10.2020, 13:12 29.10.2020, 15:40 Admin
'Üzülerek söylüyorum' diyen Bülent Arınç: Bugün değil, eskiden beri böyle

22. Dönem TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İştişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç, TV5’de yayınlanan “4. Güç” programında, Hasan Basri Akdemir ve Mustafa Deniz’in sorularını cevapladı.

“ZANNEDİYORUM Kİ YAPTIKLARI YANLARINA KÂR KALACAK”

Fransa’da yayınlanan mizak dergisi “Charlie Hebdo”da, Hz. Muhammed’e ve  Erdoğan’a hakaret içeren karikatürün yayınlanması hakkındaki düşüncesi sorulan Arınç, bunun ‘çok üzücü bir olay’ olduğunu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısında sorumluların lâyık oldukları şekilde sert karşılıklar verdiğini söyledi.

Charlie Hebdo’nun, aslında sabıkalı bir dergi olduğunu ifade eden Arınç, hem ayrımcılık, hem ırkçılık yaptığını, hem de Müslümanların mukaddeslerine hücum ettiğini söyledi.

Arınç, daha önce (2015) bu dergiye bir terör saldırısı gerçekleştirildiğinde bu saldırıyı protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüşe dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile bazı İslâm ülkelerinin liderlerinin de katıldığını hatırlattı.

Charlie Hebdo’nun, buna rağmen tahriklerine devam ettiğine, Müslümanların mukaddeslerine açıkça saldırdığına işaret eden Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, avukatları vasıtasıyla soruşturma dilekçesi verdiğini söyledi.

Arınç, “Bizim Türk Ceza Kanunu’nun 12., 13. Maddelerine göre, süresi 1 yıldan başlayan ve belli bazı suçları ihtiva eden konularda, yurt dışında yabancı dahi suç işlese, Türk kanunlarınca yargılanır diyor; ama mukaddeslere saldırı konusu, bununla eş değer değil. O yüzden, zannediyorum ki yaptıkları orada kendilerine kâr kalacak” dedi.

Arınç, laikliğin merkezi olarak kabul edilen bir ülke olan Fransa’da kanunların, insanların dinî inançlarına, mukaddeslerine saygısızlık yapılmasına izin vermeyeceğine dair umudunu dile getirdi.

Bu karikatürlerin perde arkasında siyasî sebepler olduğunu da belirten Arınç, “Belki iç politikayla ilgili, belki de Türkiye’ye duyulan bir husumet var; çünkü bizim, Fransa’da benim hatırladığım kadarıyla, yıllarca gidip geldim, Millî Görüş teşkilatlarında konferanslara da gitmiştim, 90’lı yıllardan sonra, bildiğim kadarıyla 400 bine yakın Türkiye’den giden Müslüman vatandaşımız var. Almanya’da çok daha fazlası var. Belçika’da, Hollanda’da yaşayanlar var. Tabii, Hollanda’daki politikacıların da Charlie Hebdo’dan çok geri kalmadıklarını söyleyebilirim” diye konuştu.

Hakaret içerikli karikatürlere, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve herkesin tepki gösterdiğini belirten Arınç, “Ama acımız şudur: Bir Mevlid Kandili’nde, yani Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin tescil edildiği, dualarla karşılandığı bir zamanda böyle bir felâketin yaşanıyor olmasını bir acı olay olarak hepimiz kabul ediyoruz” dedi.

Bülent Arınç, Fransa’nın ve Charlie Hebdo dergisinin Müslümanların mukaddeslerine saldırıları karşısında İslâm ülkelerinin tavrını nasıl değerlendirdiğine dair soruyu da cevapladı.

Arınç, şunları söyledi:

“İSLÂM ÜLKELERİ DEĞİL, HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELER”

“Üzülerek ifade ediyorum; eskiden İslâm ülkeleri diye bazı ülkeleri sayardık, belki de insanlar hala İslâm üzerinedir diye, Müslüman ülkeler diye sınıflandırma yapıyoruz; ama sonra bu kanaatimi değiştirdim, yaşadığımız olaylar sebebiyle. Halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkeler demek lazım ve yönetimle halkı ayırmak lâzım ve özellikle hem yöneticiler bazında hem de bazı teşkilatlar, kurumlar, kuruluşlar bazında çok naif davranıyorlar, duymazdan geliyorlar, görmezden geliyorlar.

Halkın büyük bir tepkisi olduğu zaman da, tepkisiz kalmamak için, bizde Anadolu tabiridir ‘sade suya tirit’ kabilinden bir takım açıklamalar yapıyorlar. Bugün değil, eskiden beri böyle. Meselâ eskiden ‘İslâm Konferansı Örgütü’ derdik, sonra ‘İslâm İşbirliği Teşkilatı’ denildi; yani Ekmeleddin ihsanoğlu’nun da 5-6 yıl başkanlık ettiği bir kurumdan bahsediyorum.

“İKÖ ÜYELERİNİ TEK TEK ARADIM AMA TOPLANMAYI KABUL ETMEDİLER”

Size sadece bir misal vereyim: Zannediyorum 2006 veya 2007 yılındaydı, Lübnan’ı İsrail, büyük bir hınçla bombaladı. Yer üstünde yer kalmadı. Enkazların içinden çocuklar, babalarının, annelerinin kollarında çıkmaya başladı. Ben de o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak, İslâm Konferansı Örgütü’nün 57 ülkesinden bir tanesi Türkiye, ama çok önemli bir ülke, Lübnan Meclis Başkanı dedi ki halen Meclis Başkanıdır, olağan üstü bir toplantı yapmamız rica etti. Yani İsrail’in Bu saldırılarına karşı İslâm Konferansı Örgütü’nün de bir mukabil açıklama yapması, beraberliğimizi göstermesi ve mukabil ne yapılabilecekse onların konuşulması için. Ben, memnuniyetle karşıladım ve İran da Suriye de talip oldu. O zamanki Suriye, bugünkü Suriye değil. Mahmud El Abraş isminde bir meclis başkanı vardı. Öbür tarafta bir başkası…’Yer olarak biz de hazırız. Olağanüstü toplantıya biz ev sahipliği yapalım’ dedi. Hayır, bu Türkiye’ye düşer dedim. Ben, İstanbul’da toplanmak üzere hepsini davet ettim. İslâm Konferansı Örgütü’nün tüzüğünde yazıyor ki, olağan üstü toplantılar için en az üçte bir ülkenin, yani 20 civarında ülkenin “Tamam, biz geliyoruz” demesi lazım. Aylardan temmuz veya ağustos, biz o 20 üye ülkenin müracaatını alamadık. Hepsini tek tek aradım. Kimisi yaz tatilinden bahsetti, kimi ‘İsrail, her zaman bunu yapar; her defasında mı toplanacağız?’ dedi. Ne Afrika’daki ülkeler, ne Orta Doğu’daki ülkeler, vicdanları yanık, canlıları yanmış bir şekilde bu toplantıya gelmeyi kabul etmediler. Biz, olağan üstü toplantı yapamadık. İşin acı tarafı budur.

“BU KURULUŞLARIN HİÇBİRİSİNDE HAYAT UNSURU YOK”

Bunların hepsi bir kâğıt üstünde berabermiş gibi görünen ama şu an itibarıyla Suudi Arabistan’ın güdümünde olan teşkilatlardır. Çünkü genel sekreter onlardan seçildi, maddi imkânları Suudi Arabistan veriyor ve o ne derse o oluyor. Bizim dönemlerimizde gene biraz bazı konularda hassasiyet gösterilirdi. Bu kuruluşların hiçbirisinde hayat unsuru yok. Unutmayalım ki Amerika, İsrail ile birlikte bunların çoğunu şimdi teslim aldı. İkili anlaşmalar yapmak suretiyle İsrail’in etrafında birleştirdi. Ta ki Afrika’dan Sudan’ı dahil etmeye kadar. Allah hepimize uyanıklık versin. Bu akşam bunun için de ayrıca dua etmemiz lâzım.”

Yorumlar (0)
25
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30