Unilever, ‘Pozitif Güzellik’ vizyonunu paylaştı

Unilever, düzenlediği çevrimiçi toplantıda ‘Gezegen ve Gezegendeki Tüm Canlılar İçin Pozitif Güzellik’ vizyonunu paylaştı. Etkinlikte; Türkiye’de gerçekleştirilen, tüketicilerin güzellik ve kişisel bakım sektöründen beklentilerini inceleyen araştırmanın detayları da ele alındı.

Ekonomi 08.06.2021, 11:08
Unilever, ‘Pozitif Güzellik’ vizyonunu paylaştı

Unilever; Dove, Elidor, Simple, Axe gibi güzellik ve kişisel bakım kategorisindeki markalarının küresel Pozitif Güzellik vizyonunu çevrimiçi bir toplantı ile paylaştı. Unilever Türkiye, Kafkasya, Orta Asya ve İran Güzellik ve Kişisel Bakım Kategorisinden Sorumlu Pazarlama Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alper Eroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya kişisel bakım ve güzellik alanında uzman medya mensupları, bu alandaki influencer’lar ve Unilever Güzellik ve Kişisel Bakım kategorisi markalarına hizmet veren iletişim ajanslarının temsilcileri katıldı. Toplantıda Pozitif Güzellik vizyonu kapsamında Türkiye’de gerçekleştirilen ve tüketicilerin güzellik ve kişisel bakım sektöründen beklentilerini inceleyen araştırmanın detayları ele alındı. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gül Şener, Uzman Psikolog Zeynep Selvili ve Doğa Koruma Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Bilgi Buluş katılımcılara uzmanlık alanları ekseninde dünyada ve Türkiye’de iletişim, zihinsel sağlık ve çevre konularında yaşanan değişimi ve güncel tüketici beklentilerini aktardı. Uzmanlar aynı zamanda güzellik ve kişisel bakım kategorisindeki tüm aktörlerin yararlanabilecekleri önerileri de katılımcılarla paylaştı.

“Tüketicilerin yarısı reklamlarda temsil edilmediklerini düşünüyor”

Şirket olarak faaliyette oldukları kategorilerde markalarıyla çözüm bekleyen toplumsal ve çevresel konulara yönelik ilerleme odaklı taahhütlerde bulunduklarını ifade eden Alper Eroğlu, “Pozitif Güzellik vizyonu da bunlardan en günceli. Güzellik ve kişisel bakım ürünlerimizle her gün 1 milyar insana, pazarlama çalışmalarımızla çok daha fazlasına ulaşıyoruz. Bu da bize gerçek anlamda fark oluşturma gücü veriyor. Bu vizyon ile güzellik ve kişisel bakım işimizi insanlar için daha kapsayıcı ve eşitlikçi, gezegen için daha sürdürülebilir kılmak adına A’dan Z’ye tüm iş yapış şeklimizi yeniden tasarlayacağız” dedi.

Bu vizyonun arkasında küresel bir araştırmanın yer aldığını aktaran Eroğlu, “Küresel olarak baktığımızda insanların yüzde 74’ü daha geniş kapsamlı bir güzellik tanımına ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Bizim sektörümüzün de dahil olduğu farklı sektörler tarafından yapılan çalışmaların ve iletişimlerin kendilerini dışlanmış hissettirebildiğini düşünüyor. Kültürümüze özgü noktaları anlamak için ülkemizde yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye’de de durum çok farklı değil. Tüketiciler kendileri için kendilerini iyi hissetmek için kullandıkları bu ürünlerin tanıtımı için yapılan çalışmalarda kendilerini göremediklerini söylüyor. Yarısından fazlası reklamlardaki karakterlerle kendileri arasında bir benzerlik bulunmadığını ifade ederken 3’te 1’i bu karakterleri abartılı ve gerçek dışı bulduğunu söylüyor. Bununla birlikte çevresel sorunlar ana gündemleri arasında. Tüketiciler için sadece doğal olması değil, markanın doğanın yanında olması da satın alma kararında çevre dostu olması en az fiyatı kadar önemli. Bedenlerine iyi gelenin gezegene de iyi gelmesini istiyorlar. Pozitif Güzellik ile başarmak istediğimiz de tam olarak bu. Gezegene ve üzerindeki tüm canlılara özen gösteren, insanların bireysel farklılıklarına, ihtiyaçlarına kucak açan bir dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyoruz. Bu çabamızın etkisini büyütmek için de attığı her bir adımla pozitif değişim üretme gücüne sahip olan tüm paydaşlarımızla iç görülerimizi, yol haritamızı ve öğrendiklerimizi paylaşmak istedik” açıklamasında bulundu.

“İnsanların yarısı reklamlarda kendini bulamıyorsa reklamlar yeterli kapsayıcılığa sahip değiller demektir” diyen Dr. Öğretim Üyesi Gül Şener, “Reklamlar, diziler, filmler, ünlüler, güzellik aplikasyonları, yaşam tarzı ve beslenme blogları gibi pek çok unsurdan oluşan büyük bir ekosistem farkında olarak ya da olmayarak tüm insanlar için ideal ve mükemmel güzellik kültürünü teşvik ediyor. Güzellik mesajlarındaki eksiklik ve yetersizlik yaklaşımı ile sürekli sahip olmadıklarımızın altı çiziliyor; mutluluğun ideal güzelliğe benzeyerek mümkün olduğu öğütleniyor. İdeal standarda ulaşılamadığı durumlarda görüntümüzün bir başarısızlık simgesine dönüşeceği mesajı veriliyor. Güzellik bir rekabet unsuru haline geliyor. Oysa güzellik insanları acıtan bir kavram olmamalı. İşte bu yüzden ‘mükemmel güzellik’ten ‘kapsayıcı güzellik’ anlayışına geçmek önemli. Bunu başarmak için kullandığımız güzellik temsillerinin etki ettiğimiz insanların gerçeğini yansıtıp yansıtmadığını, güzelliği anlatma ve yansıtma perspektifimizin ne kadar geniş olduğunu, güzelliği ifade ederken nasıl bir dil kullandığımızı, bu dilin kültür değişimleri yansıtıp yansıtmadığını, güzelliği hangi kavramlarla bağlantılandırdığımızı kendimize sormamız gerekiyor. Güzelliği demokratikleştirmek, herkes için kapsayıcı bir alan olarak yeniden inşa etmek mümkün. Yeter ki ekosistemi oluşturan tüm oyuncular güçlerini birleştirsin” şeklinde konuştu.

Uzman Psikolog Zeynep Selvili şöyle konuştu: “Televizyonda, yazılı basında, sosyal medyada çoğu zaman ortaklık kuramadığımız bir ideali temsil eden birçok görüntüyle karşılaşıyor; kendimizi eksik, değersiz, dışlanmış hissedebiliyoruz. Kalıplara sıkıştırılmış, tekilleştirilmiş güzellik standartları birçoğumuzun kendisini diğerleriyle kıyaslamasına sebep olur. Kendimizi bize sunulan idealle kıyaslarız. Bu ideale erişmedeki başarısızlıktan kendimizi sorumlu tutarsak utanç duymaya başlarız. Utanç sıklıkla öfke duygusunu da beraberinde getirir. Bugün birçok sosyal medya influencer’ının maruz kaldığı siber zorbalığa baktığımızda bunu daha iyi anlayabiliyoruz. Bu yüzden öncelikle ortak insanlığımızı, bu duyguların tüm insanlar tarafından paylaşıldığını hatırlamalıyız. Böylelikle ufak ufak saklanmayı bırakabiliriz. Sosyal medya kullanıcıları olarak hepimizin daha gerçek içerikler görmeye ve paylaşmaya ihtiyacı var. Bugün sosyal medyayı kullanan herkes birer influencer. Hepimizin bir etki çemberi var. Markaları, medya şirketlerini, ünlü isimleri, influencer’ları - kısacası geniş etki alanı olan herkesi bırakmak istedikleri etki üzerine daha fazla düşünmeye davet ediyorum. Dilerim hep birlikte daha kapsayıcı ve daha şefkatli bir iletişim ortamı oluşturabiliriz”.

Tüketicilerin doğa konusunda endişelerini paylaşan Doğa Koruma Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Bilgi Buluş, “Tüketiciler iklim değişikliği ve doğal kaynaklar konusunda endişeli; yeni nesil sebebi olmadığı bir krizin içine doğmuş durumda. Kaynak ve alan tahribatı biyolojik çeşitliliğe zarar veriyor. Bugün kıyılarımızda endişeyle yayılışını izlediğimiz musilaj da insan yaşamanın olumsuz etkilerini görünür hale getiren bir başka gelişme oldu. Buna karşılık insanlar tüm sektörlerde insana dost, doğaya dost, üretiminde hayvanların zarar görmediği, yenilenebilir kaynaklardan elde eden sürdürülebilir ürünler bulabilmeyi bekliyorlar. Bugün Unilever Güzellik ve Kişisel Bakım kategorisi büyük bir adım atıyor. Bu adımın dönüştürücü bir güce erişmesini diliyorum. Sürdürülebilir yaşamı yeniden inşa edebileceğimizi gösteren pek çok örnek var. Bu noktada her birimizin bu taahhütte sorumluluğu var. Hammaddeyi üreten, işleyen, ortaya çıkan ürünü paketleyen, taşıyan, rafına koyan, satın alan, kullanan, ambalajı geri dönüşüm için ayıran, tüm bu süreçlerin standartlarını belirleyen, tasarımını yapan, taahhütlerin gidişatını takip edip raporlayan herkese iş düşüyor” açıklamasında bulundu.

Tüketiciler reklamlardaki karakterleri gerçek dışı ve abartılı buluyor

Unilever Güzellik ve Kişisel Bakım kategorisinin Twentify Bounty ile birlikte Türkiye’de1200 kişinin katılımıyla yaptığı çevrimiçi araştırma, tüketicilerin beklentilerine dair dikkat çekici iç görüler sunuyor:

Yüzde 51 reklamlarda gördükleri karakterlerle/oyuncularla kendi yaşamları arasında bir bağlantı kuramıyor; yüzde 59 reklamlardaki karakterlerle kendileri arasında bir benzerlik olmadığını söylüyor.

Yüzde 36 reklamların yaşam tarzlarını yansıtmadığını söylüyor.

İnsanların yüzde 27’si reklamlardaki öğeleri/elementleri abartılı, yüzde 25’i ise doğal olmayan/yapay karakterleri gerçek dışı bulduğunu söylüyor.

İnsanların yüzde 77’si güzellik ve bakım kategorisindeki ürünlerin zihinsel olarak da iyi hissettirmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de insanların yüzde 81’i çevre dostu markaları diğer markalara tercih edeceğini söylüyor.

Ürün tercihlerini etkileyen faktörler arasında; ürünlerin çevre dostu olması (yüzde 31), doğal kaynakların efektif kullanımı (yüzde 17) gibi etkenler ilk 5’te yer alıyor. Ekonomik ürünler sunulması ise üçüncü sırada yer alıyor.

Yüzde 50 daha pahalı olsa bile çevreye daha az zarar veren ürünleri tercih edeceğini söylüyor.

Markaların doğa ve çevre konusunda çözüm odaklı çalışmalar yürütmesi gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 83.

Yüzde 46 markaların çevreye zarar vermeyen doğal üretim konusunda, yüzde 32 ise geri dönüşüm odağında amaç odaklı çalışmalar yapılmasını bekliyor.

İnsanlar için eşitlikçi ve kapsayıcı, gezegen için sürdürülebilir güzellik anlayışı

Şirketin ‘Pozitif Güzellik’ vizyonuyla çevresel ayak izini azaltmanın ötesinde insanlar ve gezegen için daha fazla pozitif etki sunmak için harekete geçiyor. Bu kapsamda markalarının insanlar için eşitlikçi ve kapsayıcı, gezegen için sürdürülebilir bir güzellik anlayışına öncülük etmesini hedefliyor. Şirketin inovasyon ve teknolojilerinden de güç alan ‘Pozitif Güzellik’ vizyonu, aynı zamanda ürünlere dair tüm süreçlerde de bir dönüşüme işaret ediyor. Bu yeni ve iddialı vizyonun şu taahhütlerden oluştuğu açıklandı:

Güzellik anlayışını sınırlı kalıplardan çıkararak, bu alanda ayrımcılığa son verilmesine ve kapsayıcılığın savunulmasına katkıda bulunmak için 2030’a kadar her yıl 1 milyar kişiye ulaşarak sağlık ve esenliği yaymak, eşitlikçi ve kapsayıcı bir bakış açısının geliştirilmesini sağlamak. Bu doğrultuda;

Kalıplara sıkıştırılmış güzellik anlayışına karşı çıkan daha kapsayıcı bir ürün portföyünün oluşturulması, güzellik alanında ayrımcılığa son verilerek kapsayıcılığın savunulmasına katkı sağlanması. (Bu kapsamda atılan adımlardan ilki insanların kendilerini dışlanmış hissetmelerine sebep olan “normal” kelimesinin ürünlerden ve iletişim çalışmalarından çıkarılması oldu)

Toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı kalıp yargılardan arındırılmış reklamcılık ve savunuculuğu da kapsayan bir iletişimle toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi.

El yıkama ve ağız hijyenine ilişkin eğitim girişimlerinde bulunarak sağlık ve esenliğin iyileştirilmesi adına adımlar atılması ve bu eğitimlerde odak noktasının beden ve ruh sağlığı dahil olmak üzere yeni alanları kapsayacak şekilde geliştirilmesi hedefleniyor.

2030 yılına kadar 1,5 milyon hektarlık arazi, orman ve okyanusların korunması ve canlandırılmasına katkı sağlanmak. (Bu, Unilever’in güzellik ve kişisel bakım ürünlerindeki yenilenebilir bileşenlerin yetiştirilmesi için gereken araziden daha büyük bir araziye tekabül ediyor.)

2023 yılına kadar kozmetik ürünlere yönelik hayvan deneylerine ilişkin küresel bir yasak getirilmesi için kanun koyucular, hayvan koruma kuruluşları ve benzer şekilde düşünen şirketlerle iş birliği yapılması ve bunun savunuculuğunun gerçekleştirilmesi.

Kaynak: İHA
Yorumlar (0)
20
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30