Hazır giyim tüketiminde öngörülemez yükseliş

Doç. Dr. Egemen Nadasbaş, “2030 yılında dünya nüfusunun 8 buçuk milyar kişiye ulaşacağı, bugün 62 milyon ton olan toplam hazır giyim tüketiminin ise 2030’da yüzde 63 artarak 102 milyon tona ulaşılacağı öngörülmekte” dedi.

Ekonomi 23.03.2021, 12:15
Hazır giyim tüketiminde öngörülemez yükseliş

Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Egemen Nadasbaş, tekstil ve giyim sektörü hakkında bilgiler verdi. Sektörün önünün açık olduğunu ve küresel anlamda değerini yükselttiğini vurgulayan Doç. Dr. Nadasbaş, son 15 yıl içinde toplam üretim hacminin ikiye katlanmasının bu durumun göstergesi olduğunu kaydetti. Tekstil ve giyim sektöründeki güncel gelişmelere de değinen Doç. Dr. Nadasbaş, “Tekstil ve giyim, gündelik yaşamın temel parçalarından ve küresel ekonomide önemli sektörlerin başında geliyor. Üretim ve malzeme teknolojilerinin gelişmesi, pazarlama ve dağıtım ağlarının genişlemesi ile birlikte sektör hızlı bir gelişim geçirmekte. Son 15 yıl içinde toplam üretim hacminin ikiye katlanması da bunun bir göstergesi. Üretim hacminin artması hem daha fazla kaynağa hem de daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyulmasını sağlamakta. Yapılan araştırmalar, dünya genelinde 300 milyondan fazla kişinin tekstil ve giyim endüstrisinde çalıştığını göstermektedir. Elbette bu kadar büyük bir üretim hacmi, tüketim talebini karşılamak için ortaya çıkmakta ki bu talep tekstil ve giyim sektörünün şu anda 1.3 trilyon dolar değerinde küresel bir endüstri haline gelmesine neden olmakta” ifadelerini kullandı.

Hazır giyim tüketiminin 2030’da yüzde 63 artarak 102 milyon tona ulaşılacağı öngörülmekte”

Giysilere yönelik talebin artması sektörel karlılık açısından olumlu sonuçlar ortaya çıkarsa da çevre ve insanlar üzerindeki olumsuz etkisinin de görmezden gelinemeyecek bir gerçek olduğunu vurgulayan Nadasbaş, “Tüketim, artık ihtiyaç doğrultusunda ortaya çıkan bir eylem olmaktan çıkarak, arzularımız doğrultusunda şekillenen bir alışkanlık haline dönüştü. Bu durum tüketimin bir motivasyon aracına dönüşmesine, gerekliliklerin ikinci planda kalmasına neden olmakta. İşte bu noktada tekstil ve giyim sektörü ihtiyacın fazlasına denk gelen hazzı karşılarken riskler ortaya çıkmakta ve endüstrinin yörüngesi küresel ölçekte çevre sorunlarına neden olacak bir yola doğru değişmektedir. Eğer mevcut durum bu şekilde devam ederse, 2030 yılında dünya nüfusunun 8,5 milyar kişiye ulaşacağı, bugün 62 milyon ton olan toplam hazır giyim tüketiminin 2030’da yüzde 63 artarak 102 milyon tona ulaşılacağı öngörülmekte, ki bu endişe verici bir rakam” şeklinde konuştu.

“Ciddi bir kaynak tüketimi yaşandığını görebiliyoruz”

Tüketimin artması, çevresel deformasyonun ileri seviyeye ulaşması ve iklim değişikliğinin çok yönlü etkileri sonucunda tatlı su kaynaklarının azalmaya başladığına dikkat çeken Nadasbaş şunları kaydetti:

“Mevcut durum küresel ölçekte bir krizin ortaya çıkmasına zemin hazırlamakta, geleceği bugünden planlamanın önemini arttırmaktadır. Dünya üzerinde her yıl 300 bini çocuk olmak üzere yaklaşık 2 milyon kişi kirli su ve yetersiz temizlik nedeni ile hayatını kaybetmekte ve 800 milyona yakın kişi temiz içme suyuna erişimde sıkıntılar yaşamaktadır. Yaşamımız için bu kadar önem taşıyan su, tekstil ve giyim sektörüne de önemli bir katkıda bulunmaktadır. Bir giysinin ilk aşamasından yaşam döngüsünü tamamlayana kadar geçen tüm süreçte suya duyulan ihtiyaç devam etmektedir. Dünya Bankası 2017 yılında hazırladığı raporda giyim endüstrisinin bir yılda 32 milyon olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek kadar (79 milyar metreküp) su tükettiğini ortaya koymuştur. Gelecek 10 yılda bu rakamın yüzde 50 artması bekleniyor ki bu dünyanın geleceği için ürkütücü bir rakam. Bununla birlikte ürün yaşam döngüsü sürecinde ekstra su kullanımı da gerçekleştirilmekte. Yıkama- temizleme gibi alışkanlıklar için harcanan su miktarı da 20 milyar ton olarak düşünüldüğünde ciddi bir kaynak tüketimi yaşandığını görebiliyoruz.”

“Dünyadaki endüstriyel su kirliliğinin yüzde 20’si tekstil ve giyim ürünlerinin işlenmesi-boyanması sürecinde gerçekleşmektedir”

Farklı sektörlerde olduğu gibi tekstil ve giyim sektörünün de üretim sürecinde su kaynaklarını sadece tüketmekle kalmadığını, aynı zamanda kirletilmesine de sebep olduğunu belirten Nadasbaş, “Dünyadaki endüstriyel su kirliliğinin yüzde 20’si tekstil ve giyim ürünlerinin işlenmesi-boyanması sürecinde gerçekleşmektedir. Hammaddenin tekstil ürününe dönüşmesi sürecinde yaklaşık 8 bin sentetik kimyasalın kullanıldığı tahmin edilmektedir ki tekstil şirketleri her yıl bu kimyasalları suyollarına boşaltarak kirliliğe neden olmaktadır. Dünyanın en büyük giysi ihracatçısı Çin’de, Devletin Çevre Koruma İdaresi, ülkelerin nehirlerinin yaklaşık üçte birinin ‘herhangi bir doğrudan insan teması için çok kirli’ olarak sınıflandırıldığını açıklamıştır. Yani tekstil ve giyim sektörü sadece suyu tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda kimyasallarla suların kirlenmesine ve çevresel hasara neden olmaktadır” diye konuştu.

“Özellikle son yıllarda malzeme teknolojisi üzerine gerçekleştirilen ve çok olumlu sonuçlanan çalışmalar var”

Giyim sektöründe son zamanlarda yapılan gelişmeler ile birlikte ekolojik dengelere daha çok değer verilmeye başlandığına dikkat çeken Nadasbaş, “Özellikle son yıllarda malzeme teknolojisi üzerine gerçekleştirilen ve çok olumlu sonuçlanan çalışmalar var. Yoğun su tüketimi gerektiren ya da etik yollarla elde edilmesi mümkün olmayan tekstil ürünlerine alternatif çok sayıda malzeme geliştirilmekte. Organik deriler, ağaç hamurundan ya da atık plastiklerden elde edilen kumaşlar vs. Bu çalışmalar üretim sürecinde kaynak kullanımını azaltmakta ya da daha etik üretim yöntemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Lakin yine de öncelikli olan tüketim hacminin düşürülmesidir. Bu aşamada tasarımcılar geleceğin şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Tasarımın tüm insani faaliyetlerin temelini oluşturduğu gerçeğinden yola çıkarak, değerlerin, tutumların, ihtiyaçların ve eylemlerin bağlantı noktasında tasarımcıların bulunduğunu söyleyebiliriz. Tasarımcılar disiplinler arası birleştiriciler ve kolaylaştırıcılar olarak geleceğin inşasında kilit rol oynamaktadırlar. Bu nedenledir ki gelecek 25 yılın en önemli meslekleri sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır” açıklamasında bulundu.

Kaynak: İHA
Yorumlar (0)
10
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23