03.06.2019, 11:37

Dağ Nerede İnek İçti

Yarışma, sadece yaşa... Bildiğin gibi, yaşamaktan anladığın gibi, seni ne, nasıl mutlu ediyorsa öyle. Yarışacak kimse yok. Hepsi birer aldatmaca ve geçici kurgu. Yarışma. Yorulursun ve değmez. Bir bakarsın, her yer bitiş çizgisi. Tebrikler o zaman şampiyon. Ne mutlu kendine varana!

Her şeyi yok etme ve tüketme üzerine kurulu olan bu sistemde, çok biliyorum sanan iş bilmezlerin burun kıvırdıkları ama sizin severek ve inanarak yapmış olduğunuz ne varsa sahip çıkın, arkasında durun, ederini de, değerini de siz bilin önce ve sonuna kadar...

Neyin olup olmadığını sadece zaman gösterir. Bugün olmadı sandığınız şey, yarın size bambaşka bir dünyanın kapılarını açabilir. Pes etmez, üzerine ekler, yenilenir ve hep çalışmaya devam ederseniz. Ürettiğiniz sürece ortada bir şey vardır ve zaman, üretenin hep lehine işler.

Daha iyisini üreteceksiniz. “Olmaz o iş” diyen tüm şeytanları hayatınızdan çıkartın önce. Sonra maddeyle olan düğüm olmuş bağınızı da farkedin. 

Dolaplarınız giymediğiniz, kullanmadığınız eşyalarla dolu ama içinizde koca bir boşlukla sokaklarda geziyorsunuz. Neye ihtiyacınız var gerçekten? Etrafınız güvenmediğiniz, yanında kendiniz olamadığınız, iyi hissetmediğiniz ama yalnızlığı çaresizlik sandığınız için etrafınızdan def edemediğiniz insanlarla da dolu. Size yeni akım sadeleşme adı altındaki “dost kaybetme” ya da zevksiz, renksiz, vizyonsuz yaşam tercihlerinden bahsetmiyorum. Sadeleşmek; ucuzlaşmak, paçozlaşmak demek degildir. Sadeleşmek, önüne gelenden nefret etmek, kimseyi dinlememek, önüne geleni hayatından çıkartmak da değil. Seçici olmayı öğrenmek, aldığın kadar verdiğin, verdiğini bulduğun dostlarını farkettiğin ve daha sıkı sarıldığın bir hayattır, ondan bahsediyorum. Çöpe atmayıp, işine yarayacak olanla paylaşmak eşyaya can, cana da anlam katar. Herkes de o kadar kötü değil, şeytanı kendi zihninden çıkart önce, bak ne nazar kalıyor, ne düşman. 

Bir de paylaşmak, çoğalmak hep aynı dertten tanışmak değil. Farklı şeyler konuşabildiğin insanları tut hayatında. Hep mutsuzluğuna yandaş arama, her mutsuza da yandaş olma. Unutma, kelimeler büyülü, ne dersen o oluyor bu hayatta. İlla mutsuz mu olmanız mı lazım, muhabbet edebilmek için? Amma seviyorsunuz dert dinlemeyi, dert anlatmayı. “İyiyim” diyorsun, “iyisin değil mi gerçekten, yok bi’ sorun?” geliyor ikinci soru olarak... Kimsenin iyiliğe inancı kalmamış sanırım ya da soracak daha iyi bir soruları yok.

Dert bitmez arkadaşlar, herkeste var, sıkılın artık aynı şeyleri konuşmaktan da dinlemekten de. Bekleme yapmayın, dert bekletir, hayal ilerletir. Dertleri dillendirmeyi bırakıp, yeni hayaller kurmaya başlayın, ilerleyeceksiniz, ilerleyemeyen yazsın bana. 

Bırakırsan Yaparsın

Tüm bipolarların “yaşam koçu” olup seminerlere gittiğini görmek de üzüyor. Bırakın bu işleri lütfen. Milleti kandırmayın. Millet, siz de kanmayın. Sahneden inince çantasına bakın, bir torba ilaçla dolaştığını göreceksiniz koçunuzun. Çıkın sahilde yürüyün, kedi falan sevin, yazıktır. Paranızı almaya odaklı modern tarikatlerden başka şey değildir bu işler, bence denetimi, kriteri olmalı, yoksa yasaklanmalı. İnsan psikolojisiyle oynayan çok tehlikeli çalışmalar var, adına da aile dizilimi diyorlar. Herkes kendi gerçeğiyle yüzleşmeye o derece hazır olmadığından temizlendim sanıp, delireni çok. Lütfen çözemediğiniz sorunlarınız için diploması olan psikologlara, psikiyatrlara gidiniz. Üç günlük kurs sertifikalı “koç” lara (sahtekarlara) hayatınızı, psikolojinizi, özelinizi, vaktinizi ve nakitinizi teslim etmeyin.

Sosyal medya... Bahsetmesek olmaz tabii, artık hayatımızın da, mutluluklarımızın da bir parçası. En çok da iletişim sorunlarımızın kökeni olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Eskiden telesekretere not bırakmaya bile çekinirken, şimdi orta yerden sallama şampiyonuyuz. Eskiden, bizi yüze bakamayacak hale getiren kapıları kapattıktan sonra, oturup vicdan azabı çekerken, şimdi mesajla dangalaklığımızı önemsizleştirmeye çalışıyoruz. Çaba mı? Yok canım, giden gitsin , sen şarkılar söyle içinden boşver deyip, unuturuz en kötü. Kırdık mı, döktük mü, bize yakıştı mı, mühim değil. Bir yanlış, bin yılı götürüyor artık. Çünkü yüklerimiz ağır, gören, duyan hep hayatımızda olsun. Yoksa hep kendimizdeyiz. 

Egonuzu dostluklarınızdan önde tutmayın. Ego sizin sırtınızı sıvazlamaz, sağlam dostlarlaysa sırtınız yere gelmez. Bunu unuttunuz, hatırlamak için yanlış zamanı beklemeyin. Sizin doğru zamanınız, başkasının doğru zamanını harcama hakkını size vermiyor. Sonra dağ dağa küsmüş, önce sosyal medyadan silmişe dönüyor aşk, dostluk, yıllanmışlık. Devir, o devir. İşte beynimizi kullanma ve dolayısıyla iletişim yeteneğimizi böyle yitirdik. Makinaya bağlı egolar cumhuriyeti. Yalnız o fişi bir gün çekerler. Demedi demeyin...

Dağ gibi dostlar biriktir, ey okur, zirvesi de, gölgesi de sana yeter. Yarışmamayı da, sadeleşmeyi de ancak gerçek sevgilerle sonsuz kılabilirsin. Vazgeçerek değil, tutunduğun egonu bırakırsan yaparsın. Neyi mi? Ne diyorsan onu...

                                                      Aşk’a uyanın, gerisi kolay...

MERVE ÇALOĞLU

merve.caloglu@sondakikaturk.com.tr

merve@mervecaloglu.com

Yorumlar (3)
Sabiha Aksu 2 yıl önce
Bipolar sadece bipolar duygulanım bozukluğu olan hastaya denir. Aynı şekilde şizofren de sadece şizofrenisi bulunan hastaya denir, denmeli. Nasıl ki kanser sadece bu hastalığa sahip olana deniliyorsa bunlar da böyledir. İnsanlar günümüzde şu şizofren, şu bipolar diyor konuşurken. Her insan için, bu hastalığa sahip olmayanlar için de dengesiz davranışlar sergilediklerinde bu iki hastalık ismini kullanıyorlar sıfat olarak. Siz de bu yanlışa düşmeyin. Siz bilinçli bir yetişkinsiniz, gençlere de yazınızdaki bu kullanımızla kötü örnek olmayın. Hele hele "tüm bipolarlar"deyince dünyadaki tüm bipolar bozukluk hastalarını kastetmiş oluyorsunuz, yapmayın. Herhangi birine sen bipolarsın, şizofrensin, şizofrene bağladı vs. derken, bu sıfatı kötü anlamda, aşağılayıcı, küçümseyici bir niteleme sıfatı, olması istenmeyen bir durum olarak kullanmış oluyorlar ama hiç bir hasta bu hastalığa sahip olmayı istemezdi ki.
Sabiha Aksu 2 yıl önce
Merve Hanım merhaba. Ben sizin şarkılarınızı beğenerek dinliyor ve yazılarınızı uzun zamandır takip ediyor ve beğeni ile okuyorum. Sizi takdir ediyorum; yazılarınızdaki ele aldığınız konular, verdiğiniz öğütler çok güzel.Okurun olumlu çıkarımlar yapabilmesini sağlayan bir yazar olduğunuz için de iyi ki yazıyorsunuz diyorum size.
Merve Hanım, son yazınız iyi, güzel fakat tüm bipolarlar diye bir genelleme yaparak, bu tanıyı yaşam koçluğu yapan fakat kendi yaşamında sorunlar yaşayan insanları nitelemek için bir sıfat olarak kullanarak büyük bir hata yapmışsınız bence. Sizin empati yapabilen, duyarlılıkları olan bir insan, bir yazar olduğunuzu düşünüyordum. Bu yazınızda beni yanılttınız maalesef, üzüldüm. Bipolar duygu durum bozukluğuna sahip olmak çok zor yaşayanlar için. Bunu hasta ve hasta yakınları gibi bilmeniz ve anlamanız yapabileceğiniz bir şey değil tabii, psikiyatrist ve psikolog gibi de biliyor olmanız beklenemez. Ama bipolar olanlar ile empati yapmamanız üzücü.
Sabiha Aksu 2 yıl önce
Bu kullanımlar o hastalığa sahip olanları çok yaralıyor, yapmayın. Kimse yapmasın, öyle demesin kimseye. Ruh halin değişken desin bipolar demesin. Şizofren demesin; gerçek olmayan şeyleri gerçekmiş gibi anlatıyorsun desin vs. Sizden ve sizin gibi yazarlardan, sanatçılardan bunu rica ediyorum. Bu hastalıklara sahip olanlar da aynı şeyi istiyorlardır eminim.
Hoşçakalın.
11°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13