Mustafa Kemal 1913 yılında Sofya'ya askeri ataşe olarak atandı. Batı kültürünü daha iyi tanımak için, boş zamanlarını akşamları operaya giderek, çeşitli balolara katılarak geçirmekteydi.

Zamanla Sofya’ya alışmıştı, Sofya’da O’na..

Gittiği her davette, yakışıklılığı, zekası ve yaptığı konuşmalarla özellikle kadınların hayranlığını kazanıyordu, kısa zamanda onu tanıyan geniş bir çevresi olmuştu.

1914 yılı aylardan Şubat..

Mustafa Kemal yine bir baloya katılmıştı. İşte bu baloda Bulgar Ordusu'nun ünlü generallerinden Stiliyan Georgiev Kovaçev'in, kendisinden 11 yaş ufak olan güzeller güzeli kızı Dimitrina Kovaçev ile (Miti adıyla anılan) tanıştı.
İsviçre’de eğitim görmüş, üç lisan bilen, piyano çalan ve dans pistlerinde paylaşılamayan Miti, Sofya sosyetesinin gözbebeğiydi. Genç subaylar dikkatini çekebilmek için etrafından ayrılmıyordu. O gece fildişi rengi tenine son derece uyan şahane krem bir tuvalet giymişti. Kocaman hüzün dolu gözleri vardı. Etrafındaki tüm bu abartılı ilgiden çok sıkılmıştı.
İşte tam bu sırada salona, özellikle kadınların hayran bakışları arasında yakışıklı Türk Subayı Mustafa Kemal geldi. İkisi de birbirini hemen fark etmişti. Salonun uzak köşelerinde olmalarına rağmen birbirlerinin cazibesine kapılmışlardı. Bir süre bakıştılar.

Ve Mustafa Kemal düşünmeksizin emin adımlarla ilerleyerek Miti’yi dansa kaldırdı. Etraftaki kıskanç bakışlara ve fısıldaşmalara aldırmadan Mustafa Kemal ve Miti “Güzel Mavi Tuna” valsi eşliğinde hiç konuşmadan saatlerce dans ettiler. İşte o gece Sofya’yı sarsan aşkın ilk kıvılcımları iki ruhu birbirine bağlamıştı.

Sonraki günlerde iki genç düzenli olarak buluşmaya başladılar. Mustafa Kemal sık sık Miti’nin ailesinin evine misafir olarak gidiyor, mükemmel Fransızcası ile Miti’nin babası Kovaçev ile savaş gelişmelerini konuşuyorlardı. Mustafa Kemal ile Miti birlikte parklarda dolaşıyorlar, tiyatrolara gidiyorlar, buz pateni yapıyorlardı. Buz pateninde ikisinin son derece uyumlu hareketleri herkes tarafından keyifle izleniyordu.

İkili arasındaki aşk her gün biraz daha alevlendikçe etraftaki dedikoduların da şiddeti artıyordu. Çünkü Miti’nin babası Bulgar Çarı’nın önde gelen adamlarındandı, savaş kahramanıydı, savunma bakanlığı da yapmıştı. Üstelik daha önce Türklere karşı da savaşmıştı. Böyle bir adamın kızıyla, bir Türk Subayı ise asla birlikte olamazdı. Mustafa Kemal’in bilgi sızdırmak için Miti’ye yakınlık gösterdiği dedikoduları hızla yayılıyordu. Bu sebeple herkesin imkansız gördüğü aşk, yine de tüm engellere rağmen son hız devam ediyordu.

Ve bir gün Askeri Kulüp’te düzenlenen Kıyafet Balosu’na Yeniçeri Kıyafetiyle katılan Mustafa Kemal, “En Özgün Kıyafet Sahibi” seçildi. Onuruna çalınan vals başlayınca Mustafa Kemal, tüm salonun bakışları arasında hiç tereddüt etmeden Miti’ye doğru ilerledi ve birlikte piste çıktılar. Bu vals ile başta Bulgar Çarı olmak üzere bütün kalabalığın önünde dans ederek, tüm dedikodulara inat resmen herkese meydan okumuşlardı. Mustafa Kemal kısa bir süre sonra Miti’ye evlenme teklif etti. Miti hiç düşünmeden “evet” dedi.

Fakat gittikçe artan dedikodulara ve baskılara daha fazla dayanamayan Kovaçev kızının böyle bir evlilik yapmasına asla izin vermeyeceğini söyleyerek, Mustafa Kemal ile görüşmesine engel oldu.

Son görüşmelerinde Mustafa Kemal Miti’ye “Hayatımda tek kadın olacaksın” demişti.

Mustafa Kemal ve Miti artık görüşemez olmuşlardı. Üstelik Kovaçev bir süre sonra Miti’yi bir mühendis ile evlendirmek üzere nişan yaptı. Miti’yle görüşememe üzüntüsü yaşayan Mustafa Kemal bir de nişanı duyunca tamamen yıkıldı. O günlerde görev süresi de bitmişti. Sinirli, öfkeli karmaşık duygular içerisinde aceleyle toparlandı ve aniden İstanbul’a döndü.

Oysa sevmediği bir adamla evliliği reddeden Miti yüzüğü fırlatıp nişanı atmıştı.
Ama Mustafa Kemal’in bundan haberi yoktu.
Kızgınlıkla, sormadan, dinlemeden verdiği karar, belki de hayatının gidişatını değiştirmişti.
Miti’nin elinden tutup İstanbul’a birlikte gelebilirlerdi, yapmadı.

Miti’den sonra pek çok kadınla birlikte oldu Mustafa Kemal. Ama mutlu olamadı. Miti’yi de hiç unutmadı, unutamadı.

Mustafa Kemal, yıllar sonra Ankara’da Bulgar Tiyatrosu’nun oyuncularıyla sohbet ederken, “Gençliğimi bıraktım  Sofya’da” dedi. “Bir kız sevdim ama bana vermediler”

1938 yalnız öldü..

Miti uzun yıllar Mustafa Kemal’in aşkı ile yaşadı, geri dönmesini bekledi, evlenmedi. Ama maalesef Mustafa Kemal gelmedi. Ailesinin baskısıyla bir avukatla evlilik yaptı. Avukat Mustafa Kemal’e benziyordu. İki kızı oldu. Hayatındaki sevgi boşluğunu kızlarıyla doldurdu. Atatürk’ün ölüm haberini radyodan duymuştu, ama Miti için bir şey değişmedi. Aşkını her gün yine içinde yaşattı. Yıllar geçti, ağır hastaydı, zor konuşuyordu.
Son sözleri başında bekleyen kardeşine şöyle oldu; "Biliyor musun? Kemal'i gördüm. Ona kavuşacağım galiba."

1966 yalnız öldü..

Yıllar sonra belgesellere konu olan, tarih sayfalarında yerini alan aşk, yaşanamadan sona ermişti. Tarih yazdı, bizler okuduk.. Mustafa Kemal yaşayamadığı aşkının hüznünü hayatı boyunca içinde taşıdı.. Miti’nin de Mustafa Kemal’i ilk gördüğü andan, son nefesini verdiği ana kadar tam 52 yıl boyunca aşkı hiç azalmamıştı.

Mustafa Kemal ve Miti için “Sevgililer Günü” hiç olmadı..

Kim olduğunuz önemli değil, bir ülkeyi yönetebilirsiniz, dünyaya hükmedebilirsiniz, ama “hayatımın kadını” dediğiniz kadını kaybederseniz, bir yanınız hep eksik kalır..

Hiçbir hikaye yarım kalmamalı..

Tamamlanmak için önce tamamlamalısınız..

Tamamlanmayan her hikaye her iki ruhu da eksik bırakır..

Ruhu tamamlayan tek şey “YAŞANAN AŞK”tır..

Sadece 14 Şubat değil, kaybetmemek için aşkınızın elinden tutup bırakmadığınız her gün “Sevgililer Günü”..

Yaşayabilenlere Kutlu Olsun..
 
Parolamız doğruluk, yolumuz aydınlık olsun..


Twitter         :      @arzuuzunkaya
Instagram    :      @arzuuzunkayaofficial
Facebook     :     @arzuuzunkayaofficial
İletişim         :      arzusondakikaturk@gmail.com
 
 
 
 


 

 
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.