Bu haber kez okundu.

Dolarda tek mesele dünya değil..

Bloomberg verilerine göre 2016 yılının başından bu yana Türk Lirası dolar karşısında yüzde 19 değer kaybetti. Başka bir değişle milli gelir düştü, Türkiye’nin dış borcu arttı.

Doların değer kaybı 15 Temmuz ardından yüzde 16.2 olarak gerçekleşti. Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinden bugüne kadar ise doların TL karşısındaki değer kazancı yüzde 10.7 oldu.

Türk Lirası dün itibariyle yılbaşından bu yana gelişmekte olan ülkeler arasında dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oldu.

Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artırma beklentisi Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler sınıfını hayati derecede etkiliyor fakat iç siyasetteki gelişmeler ve büyük gözaltı dalgaları doları çok daha sert bir şekilde yükseltiyor. Dün itibariyle Türkiye yılbaşından bu yana dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oldu.

‘PARALAR YURT DIŞINA GİDİYOR’

Sözcü Gazetesi yazarı Ege Cansen Türk Lirası karşısında doların çok büyük değer kazanmasının nedeninin tamamen iç sebeplerden kaynaklandığını belirtti. Cansen, “Türk vatandaşlarının döviz satın alması ve hatta aldığı dövizlerin bir kısmını yurt dışına yollaması da bu duruma sebep oluyor.

Türkiye’de siyaset son derece gergin. Avrupa ile bozuşmuş durumdayız. AB üyelik başvurumuz askıya alınmış durumda. Suriye’ye girdik amacımız Esadı devirmek diyoruz.

Ateşin içindeki insanlar da Türk lirasından kaçıyor. Döviz alıyor ya da dövizini yurt dışına çıkarıyor.

Esad’ın abisi Putin arıyor. Lavrov’un konuşmasında çeviri hatası oluyor… Bütün bunları toplayınca Türkiye’nin etrafı ateşle çevrili olarak görülüyor.Bu ateşin içindeki insanlar da Türk lirasından kaçıyor. Döviz alıyor ya da dövizini yurt dışına çıkarıyor” dedi.

Cansen vatandaşın tasarruflarının yarısını dövizde tuttuğuna da işaret ederken, “Anadolu’nun göbeğinde vatandaş tasarruflarının yarısını dövizle tutuyor. Masum vatandaş da kendi çapında ama bin dolar ama 10 bin dolar tasarrufunu dövizde tutuyor.

Bundan dolayı da çok mutlu. İyi ki almışım doları diyor. 3 tane para babası varken 3 milyon tane para yavrusu vardır. 1000’er dolar dan 3 milyar dolar demek. Tabi bu normal bir şey herkes kendini korumaya almak ister.

Bugünkü döviz fiyatlarının artışı ekonomiden ziyade izlenen yanlış siyasetin sonucudur. İzlenen yanlış siyaset para piyasalarına darbe vurmuştur” şeklinde konuştu.

‘EKONOMİK VERİLERE ETKİSİ OLACAK’

Işık FX Başanalisti Gizmen Nalbantlı ise Moody’s’in not indiriminin ardından Türkiye’den yabancı çıkışının hızlandığına işaret ederken, “Özellikle Trump'ın ABD Başkanı olmasından sonra dolar küresel bazda bütün para birimlerine karşı değer kazanıyor. Ancak TL'deki değer kaybı gelişmekte olan diğer ülke para birimlerine göre daha ciddi bir oranda.

Yıl başından bu yana bir sürü olumsuz gelişme yaşadık. Üzücü olaylar, siyasi gelişmeler, jeopolitik riskler ve son olarak ekonomide belirgin bir şekilde görülen ivme kaybı. Moody's not indirimi ile yabancı çıkışı hızlandı. Kurdaki yükseliş ekonomiyi tehdit etmeye başladı. Önümüzde yıl bunun gecikmeli etkilerini enflasyon başta olmak üzere diğer ekonomik verilerde göreceğiz” ifadelerini kullandı.
 

Türkiye’nın dış borcunun 421 milyar dolar olduğuna işaret eden Nalbantlı bu borcun yüzde 70’inin özel sektöre ait olduğunu vurguladı.Nalbantlı kur yükseldikçe borç yükünün de arttığını belirterek, “Türkiye'nin dış borcuna baktığımızda ise 421 milyar dolarlık bir rakam görüyoruz. Bu borcun %70'i özel sektöre ait. Toplam borç/GSYH oranı ise 2001 krizindeki seviye olan yüzde 56'yı aşmış durumda. Kur yükseldikçe borç yükü artıyor. Son rakamlara göre özel sektörün toplam borcu 300 milyar dolar civarında. Reel sektörün döviz varlıklarında oluşan azalmaya karşın kurdaki yükseliş ile birlikte yükümlülükler artıyor. Aradaki fark ise açık pozisyon olarak karşımıza çıkıyor. Bu rakam şuanda 201 milyar dolar” ifadelerini kullandı.

‘İNŞAAT AYRIŞIYOR’

İnşaat sektörü dışında ekonomide kayda değer bir iyileşme gözlenmediğini belirten Nalbantlı, “Turizm sektörü ciddi sıkıntıda, işsiz sayısı artıyor, kredi kartı harcamaları ikiye katlandı. İnşaat sektörünün dışında kayda değer bir iyileşme görülmüyor. Bunların hepsi de ekonomiye ilişkin risk oluşturmaya devam ediyor. Ekonomik adına geçici değil kalıcı çözümler bulunmalı. Yabancı ilgisi tekrar çekilmeli. Ülkeye para girişi para çıkışını karşılamadığı sürece Türk varlıklarındaki değer kaybı devam edecek” dedi.

Sözcü/ Ege Cansen

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Başlığım sayfa içeriği Your SEO optimized title page contents Verification: f3236eb6d2a8e9d6